Fussy türkçesi Fussy nedir
- Yaygaracı.
- Huysuz.
- Müşkülpesent.
- Kılı kırk yaran.
- Titiz.
- Mızmız.
Fussy ile ilgili cümleler
English: A fussy referee can ruin a bout.
Turkish: Titiz bir hakem maçı bozabilir.
English: Ali is a fussy eater.
Turkish: Ali zor beğenen bir yiyici.
English: Ali was a fussy baby.
Turkish: Ali telaşlı bir bebekti.
English: Ali is very fussy about what he eats.
Turkish: Ali yedikleri hakkında çok titizdir.
English: Ali is a very fussy eater.
Turkish: Ali çok yemek saçan biri.
Fussy ingilizcede ne demek, Fussy nerede nasıl kullanılır?
Be fussy about : Titizlenmek.
Be too fussy : İnce eleyip sık dokumak.
Unfussy : Detaycı olmayan. Karışık olmayan. Detaylarla ilgilenmeyen. Telaşsız. Yaygaracı olmayan. Kolay. Açık.
Fuss about : Çırpınmak. Şikayet edip durmak.
Fuss and kerfuffle : Karışıklık.
Make a fuss over : Baş tacı etmek. Üzerine titremek. Problem etmek. Sorun etmek. Mesele yapmak. Aşırı kaygı duymak. Son derece endişelenmek.
Big fuss : Düzensizlik. Büyük kargaşa. Büyük karışıklık.
Kick up a fuss : Kavga çıkarmak. Sorun çıkarmak. Olay çıkarmak. Mesele çıkarmak. Hır çıkarmak. Kıyameti koparmak. Rahatsızlık yaratmak.
Made a fuss : Yaygara koparmak. Sorun çıkarmak. Mesele çıkarmak. Karışıklık çıkarmak.
Make a fuss : Sorun çıkarmak. Mesele çıkarmak. Karışıklık çıkarmak. Yaygara koparmak.
İngilizce Fussy Türkçe anlamı, Fussy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fussy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ravers : Rave müzik dinleyen. Homoseksüel.
Clamorous : Gürültülü. Şamatacı. Patırtılı. Şamatalı. Vayvaycı.
Busy : Faal. Kullanımda. Meşgul. Başı kalabalık. İşlek. Yoğun. Hareketli.
Choosey : Seçici. İnce eleyip sık dokuyan (ayrıca choosy). Zor beğenen.
Dainty : Leziz şey. Nazik. Narin. İnce. Mükemmel şey. Lezzetli. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Nezaket. Zarafet. Nefis.
Crankiest : Ters. Çabuk öfkelenen. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Asabi. Laçka. Tuhaf. Garip. Dengesi her an bozulabilir. Alıngan. Eksantrik.
Niggling : Aşırı titiz. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran (iş). Titizlenme. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran iş. Detaycı. Aşırı titizlenme. Çok önemsiz. Üzerinde durma.
Fussier : Telaşlı. Çok titiz. Velveleci. Çok süslü. Zor beğenen. Güç beğenen. Detaycı.
Captious : Tenkitçi. Asılsız. Yanıltıcı. İnce eleyip sık dokuyan. Boş. Zor beğenir. Kusur bulan.
Cleanliest : Temiz bir biçimde. Temizce. Temiz bir şekilde. Pak. Temiz. Temizliğe dikkat eden.
Fussy synonyms : bilious, crabbiest, nitpicky, daintiest, bawlers, critical, bitchy, crankier, exigent, hard to please, fusspots, crabbed, raver, cross, ill natured, hairsplitting, growly, boisterous, choosiest, daintier, discriminating, crybaby, exacting, pedants, contrary, finical, carefuller, crybabies, fussiest, finicking, obstreperous, churlish, cantankerous.
Fussy zıt anlamlı kelimeler, Fussy kelime anlamı
Good natured : Yumuşak. Yardımsever. İyi huylu. Hoşgörülü. Babacan.
Plain : Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Sadelik. Düz. Yalın bir dille. Açıklık. (sürekli) şikayet etmek. Yalın. Vuzuh. Sade bir biçimde.
Fussy ingilizce tanımı, definition of Fussy
Fussy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fidgety. Making a fuss. Overnice. Disposed to make an unnecessary ado about trifles.

Bu kısımda Fussy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fussy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fussy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fussy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.