Göce nedir, Göce ne demek

  • Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday.
  • Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba

Yerel Türkçe anlamı:

Darı yarması.

Mısır haşlaması. 11.bk. göce aşı. 1

Arpa yarması.

Tavşan yavrusu

Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış çorba.

Baklagillerden, mercimek büyüklüğünde bir çeşit bitki.

Kırılmış, yarılmış mısır.

Nişasta. 1

Bulgur haşlaması.

Kabuğu çıkarılmış buğday.

Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday.

Mısır kırmasından yapılmış olan çorba. 1

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Tarhana yapmak için hazırlanmış kaba un. (*Yalvaç -Isparta; Oçkubalı, Çukurhisar -Eskişehir)

Göce anlamı, kısaca tanımı:

Göcen : Tavşan yavrusu. Domuz yavrusu. Kedi, köpek yavrusu.

Tarhana : İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.

Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

Yapmak : Bir durum yaratmak. Davranmak, hareket etmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Onarmak, tamir etmek. Yol almak. Edinmek, sahip olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Dışkı çıkarmak. Gerçekleştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Üretmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Salgılamak, çıkarmak. Evlendirmek. Olmasına yol açmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Olmak.

 

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Çorba : Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

Göce aşı : Bulgur pilavı.

Göce çorbası : Arpa unundan yapılan çorba.

Göce daşı : El değirmeni.

Göce tarhanası : Siyez denilen buğdaydan yapılan yemek.

Göce taşı : El değirmeni.

Göce1 : Bulgur pilavı.

Göcecek : Ufak ekmek.

Göcecük : Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir.

Göceğen : Bir çeşit kuş.

Göcek : Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday Çok az (Çiçekdağı) Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli *Şarkikaraağaç -Isparta) Bir erkek ismi olarak anlamı; Taze, güzel. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Köşe, kenar, kıyı. Manisa şehri, Akhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla kenti, Fethiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Diğer dillerde Göce anlamı nedir?

İngilizce'de Göce ne demek? : [Goce] n. enjoyment, fun, pleasure

v. enjoy, joy; take; earn

n. immigration, migration, emigration, drift, Exodus, expatriation, transmigration