Göz bebeği genişlemesi nedir, Göz bebeği genişlemesi ne demek

Göz bebeği genişlemesi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İrisin küçülüp göz bebeğinin genişlemesi, midriyazis. Atropin zehirlenmesi, striknin zehirlenmesi ve A vitamini eksikliğinde görülür.

Göz bebeği genişlemesi anlamı, kısaca tanımı

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri

Bebe : Bebek, küçük çocuk.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Genişleme : Genişlemek işi.

Göz : Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.

Göz bebeği : Gözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik, bebek. Çok sevilen, önem verilen kimse vb.

Striknin zehirlenmesi : Yapısında striknin, strikninin, brusin, loganin bulunan kargabüken bitkisi ile içerisindeki etken maddelerin hayvanlar tarafından yenilmesi, tuzak yemi olarak veya sağaltım amacıyla kullanılması durumunda oluşan ve temel etkisini merkezi sinir sistemindeki glisinerjik ara-nöronlarda, glisinin etkisini klor kanalı düzeyinde engelleyerek oluşturan, hayvanlarda huzursuzluk, sinirlilik, kas titremeleri, boyun tutukluğu gibi bozukluklara neden olan bir zehirlenme tipi.

 

A vitamini eksikliği : Alınan gıdalarda yeteri miktarda beta-karoten ve A vitamininin eksikliği veya A vitamininin bağırsaklardaki emiliminin aksaması sonucu genç hayvanlarda beyin ve omurilikte bozukluklar, erginlerde gece körlüğü, korneada yangı, deride kepeklenme, tırnaklarda bozukluk, kilo kaybı ve kısırlığın görüldüğü bir eksiklik, hipovitaminozis A.

A vitamini : Karotenlerden elde edilen ve yağda çözünen, bazı balıkların karaciğerinde, sütte ve yumurtada bulunan, gözde çubuk ve koni hücrelerinin ışığa duyarlı pigmentinin öncüsü olan bir vitamin. Yağda çözünen, ısıya dayanıklı, ağır metaller ve ultraviyole ışınları etkisiyle oksitlenip bozulabilen, epitel koruyucu, memelilerde ve deniz balıklarında vitamin A1, tatlı su balıklarında vitamin A2 formunda olan, organik, etkin ve esansiyel besin maddesi, retinol. Kediler dışındaki hayvanlarda beta karotenden sentezlenebilen, yalnız hayvansal dokularda bulunan ve palmitat esteri biçiminde karaciğerde depo edilen, görme işlevinin gerçekleşmesinde, epitel dokunun normal gelişmesi, farklılaşması ve mukus salgılamasında, kemik gelişmesinde, büyüme, üreme ve bağışıklık cevaplarının düzenlenmesinde görev alan yağda çözünen vitaminlerden biri, retinol, antikseroftalmik vitamin, antienfeksiyöz vitamin.

Midriyazis : Göz bebeği genişlemesi.

 

Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.

Striknin : Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.

Eksikli : Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.

Vitamin : Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.

Atropin : Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

Küçül : Büyük fare. Züppe.

Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

Zehir : Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı.

Diğer dillerde Göz başatlığı anlamı nedir?

İngilizce'de Göz başatlığı ne demek ? : dominant eye