Gücümsemek nedir, Gücümsemek ne demek

  • Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak

Gücümsemek tanımı, anlamı:

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Görmek : Bir işleme uğramak. Yapmak, etmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Yanına gidip konuşmak. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Ziyaret etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Bir şeye erişmek. Vermek. Çok değer vermek. Gezmek. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Sahne olmak, geçirmek. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Karşılaşmak, rastlaşmak. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek.

İstek : Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

Yapmak : Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Evlendirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Yol almak. Dışkı çıkarmak. Olmasına yol açmak. Düzenli bir duruma getirmek. Olmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Davranmak, hareket etmek. Gerçekleştirmek. Üretmek. Edinmek, sahip olmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Onarmak, tamir etmek. Bir durum yaratmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Salgılamak, çıkarmak.

 

Diğer dillerde Gücümsemek anlamı nedir?

İngilizce'de Gücümsemek ne demek? : to find difficult