Gılav nedir, Gılav ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bıçak ve benzerleri şeylerin keskinliği.

Ateşin çok alevli olması.

Bir şeyin en uygun derecesinde, kıvamında olması.

Az, noksan: Çorbanın tuzu gılav gelmiş.

İsteklendirme, özendirme.

Gılav anlamı, kısaca tanımı

Gıla : Salkımından kopmuş yaş üzüm taneleri. Bıçak ve benzerleri şeylerin keskinliği. [Bakınız: gılağı]. Bileğlenen bıçağın ağzından çıkan kıl gibi ince kalıntı

Gılava : Anlayışı az, düşüncesiz.

Gılavan : Gelin teli. Anlayışı az, düşüncesiz: Mustafa çok gılavan adam.

Gılavız : Yol gösteren, kılavuz.

Gılavlamah : Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.

Gılavlamak : Balta, bıçak ve benzerleri kesici aletleri bilemek.

Gılavlanmak : Kendine çeki düzen vermek: Böyle gılavlandında nereye gidiyorsun?.

Gılavlı : Parlak, taze.

Gılavuz : Yol gösteren, kılavuz. Kılavuz.

İsteklendirme : İsteklendirmek işi, teşvik, motivasyon.

Özendirme : Özendirmek durumu, işi, teşvik. Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılmış olan çalışmalar, promosyon.

Noksan : Eksik. Eksiklik, kusur.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Alevli : Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.

Ateşin : Ateşli, coşkun. Ateş renginde olan.

Keskin : Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.

Keski : Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Şeyle : Şöyle.

Diğer dillerde Gılama anlamı nedir?

İngilizce'de Gılama ne demek ? : w sound

Almanca'da Gılama ne demek ? : rachen