Galls türkçesi Galls nedir

Galls ile ilgili cümleler

English: Laura Ingalls grew up on the prairie.
Turkish: Laura Ingalls kırda büyüdü.

Galls ingilizcede ne demek, Galls nerede nasıl kullanılır?

Gallstone : Safrakesesinde oluşan taş. Safra taşı. Safrataşı. Ödtaşı. Safrakesesi taşı.

Gallstones : Safrakesesi taşı. Safra taşları. Safra taşı.

Gall and wormwood : Unutulmayan acı anılar.

Gall apple : Elma şeklinde mazı.

Gall bladder : Safrakesesi. Ödkesesi. Safra kesesi. Öd kesesi. Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut şeklinde ya da yuvarlak kese. öd kesesi.

Aleppo gall : Halep mazısı.

Nut gall oak : Kayıngiller (fagaceae) familyasından, 1-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, genç dallarının cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan, %40 oranında tanen içeren, birçok sanayi dallarında kullanılan, küçük ağaç ya da çalılar. Mazı meşesi.

Gall wasps : Mazı arıları. Mazı arısı. Bitkilerde, özellikle meşelerde, türe göre değişik biçim gösteren ve genel olarak "mazı" adı verilen yumruların oluşumuna yol açan ufak yapılı arıcıklar familyası; ur arıları, yumru arıları.

 

Gall oak : Kayıngiller (fagaceae) familyasından, 1-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, genç dallarının cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan, %40 oranında tanen içeren, birçok sanayi dallarında kullanılan, küçük ağaç ya da çalılar. Mazımeşesi. Mazı meşesi.

Gall duct : Yara akıntısı. Safra kanalı.

İngilizce Galls Türkçe anlamı, Galls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Galls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affronts : Tahkir etmek. Hakaret. Küçük düşürmek. Kabalık etmek. Kırmak. Aşağılamak. Hakarette bulunmak. Hakaret etmek.

Acerbated : Huysuzlaştırmak. Sabrını tüketmek. Acılaştırmak.

Aggrieves : Mağdur duruma düşürmek. Kırmak. Üzmek. Mağdur etmek. Rencide etmek. Kederlendirmek.

Water : H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Sulandırmak. Kedi köpek vb'ne su vermek. Hafifletmek. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Islatmak. Suluboya. Sulanmak. Ağız sulanmak.

Angering : Darıltmak. Hiddetlendirmek. Öfkelendirmek. Fitil vermek. Öfke. Hiddet. Kızgınlık. Sinir.

Give offense : Darıltmak. Kırmak.

Be angry with somebody : Kızgın olmak.

Antagonise : Düşman etmek. Karşı koymak. Düşmanlığa sebep olmak. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak. Husumeti tahrik etmek. Kışkırtmak. Husumete sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize).

Acerbates : Sabrını tüketmek. Huysuzlaştırmak. Acılaştırmak.

 

Angered : Kızdırılmış. Sinirlendirilmiş. Darıltmak. Öfkelendirmek.

Galls synonyms : body of water, man's clothing, galled, antagonised, annoy, disservice, choler, be injured, fel, endamaged, be cross, gad, angers, anger, cholers, disobliges, aggrieving, rubbed, antagonized, hurts, ballast, discomfit, be nettled at, wights, disobliged, gall, brace, scrubs, endamages, chafed, cataract, bristle, gadded.