Gasping disease türkçesi Gasping disease nedir

Gasping disease ingilizcede ne demek, Gasping disease nerede nasıl kullanılır?

Gasping : Nefes darlığı olan. Can atma. Hırıldayan (nefes ile ilgili). Solunum yetmezliği. Sık ve zor nefes alan. Nefes darlığı.

Disease : Lyme hastalığı. Maraz. İllet. Hastalık. Dert. Rahatsızlık. Sayrılık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga.

Gaspingly : Nefesi kesilerek. Soluyarak. Nefes nefese kalarak. Sık ve zor soluyarak.

Acute disease : Ciddi hastalık. Akut hastalık.

Addison disease : Tunç hastalığı. Addison hastalığı. Böbrek üstü bezlerinden kortikosteroitlerin hiç salgılanmaması ya da az salgılanması sebebiyle deri pigmentasyonunun arttığı bir hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birincil hipoadrenokortisizm.

Addisons disease : Addisonhastalığı. Birincil hipoadrenokortisizm.

 

İngilizce Gasping disease Türkçe anlamı, Gasping disease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gasping disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

Abdomen : Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde).

Infectious bronchitis : Tavuklarda, burun akıntısı, normal dışı solunum sesleri, öksürük, yumurtada biçim bozuklukları, interstisyel böbrek yangısı ve yumurta kanalı yangısıyla belirgin, çok bulaşıcı ve akut seyirli bir koronavirüs enfeksiyonu, solunum güçlüğü hastalığı, kanatlı enfeksiyöz bronşiti.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Gasping disease synonyms : a amplitude mod, a c syndrom, avian infectious bronchitis, abdominal distention, a c deformity, abdominal ovariectomy, a crochordon, abdominal pain.