Gasproof türkçesi Gasproof nedir

  • Gaz sızdırmaz.
  • Gaz geçirmez.

Gasproof ingilizcede ne demek, Gasproof nerede nasıl kullanılır?

Gasp for breath : Soluğu tutulmak. Zorlukla soluk alabilmek. Soluğu kesilmek. Nefes nefese kalmak. Nefesi kesilmek.

Gasp for something : Heves etmek. Çok istemek.

Gasp out : Soluk soluğa söylemek.

At the last gasp : Ölüm döşeğinde. Ölümünden hemen önce. Son anda. Sonunda. Son dakikada.

Gasp : Nefesi kesilmek. Nefes nefese kalmak. Zorlukla solumak. Soluyarak konuşmak. Soluğu kesilmek. Nefesini tutmak. Nefesi daralmak. İç çekmak. Nefesini tutup beklemek. Soluk soluğa kalmak.

Gasparcolor : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gasparkolor. Gasparcolor. İkisi taban yüzünde, öbürü duyarkat yüzünde bulunan üç duyarkatın üç tümler rengi saptamasına dayanan tek kuşaklı, renkli film işlemi.

Gasper : Ucuz sigara. Sigara. Nefesini tutan. Soluk soluğa kalan.

Gaspard de coriolis : Coriolis etkisinin kaşifi. Fransız fizikçi ve matematikçi. Gustave-gaspard coriolis (1792-1843).

Gaspers : Sigara. Ucuz sigara. Nefesini tutan. Soluk soluğa kalan.

Gasping : Nefes darlığı olan. Can atma. Sık ve zor nefes alan. Nefes darlığı. Hırıldayan (nefes ile ilgili). Solunum yetmezliği.

İngilizce Gasproof Türkçe anlamı, Gasproof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gasproof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gas proof : Gaz sızdırmaz mahfazalı. Gaza karşı korumalı.

Finding : Karar. Buluş. Keşif. Bulunmuş şey. Bulma. Keşfedilmiş şey. Bulgu. Sonuç. Bulunmuş. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç.

Refutation : Red. Cerh. Bir çıkarım ya da savın, bilinen belgeler yoluyla olgulara ve bilgilerimize uygun düşmediğini gösterme. Aksini ispatlama. Yalanlama. Ret. Tekzip. Çürütme.

Gastight : Gaz kaçırmaz.

Reductio ad absurdum : Olmayana indirgeme. Bir vargı ya da bir sonucu, değilleyici bir varsayımın geçersizliğini göstererek evetleyen çıkarım yöntemi . bk. değille(n)me, evetle(n)me.

Grounds : Telve. Sebep. Saha. Stadyum. Dayanak. Temel. Mesnet. Neden. Tortu.

Evidence : Belirmek. İspat. Delil. Şahitlik. İspatlamak. Belirti. Açıklık. Göze çarpma. Açığa vurmak. Açıklamak.

Falsification : Düzmecilik. Uydurma. Tahrif etme. Değiştirme. Tahrif. Sahtecilik yapma. Taklit. Oynama. Bir malın içine niteliğini bozmak amacıyla başka maddeler katma.

Determination : Saplantı. Tespit. Niyet. Karar. Tahdit. Gereklilik. Tayin. Belirlenim. Hüküm. Azim.

Confutation : Hayırla(n)ma. Çürütme. Yalanlama. Bk. değille(n)me. Tekzip.

Gasproof synonyms : refutal, reductio, counterexample, gas tight, falsifying.