Gayırmak nedir, Gayırmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Korumak, esirgemek.
Yapmak, hazırlamak.
Kuşkulanmak, üzülmek.
Korumak.
Yapmak.
Kayırmak, savunmak, korumak.
Kayırmak, kollamak, mec. çalmak.
Merak etmek, endişelenmek.
Gayırmak anlamı, tanımı
Gayı : Kaygu, tasa. Artık, bundan böyle. Gayrı
Gayır : Akarsuların getirdiği ince kum. [Bakınız: gayrak]. İri kum.
Endişelenmek : Tasalanmak, kaygılanmak.
Kuşkulanmak : Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek.
Endişelenme : Endişelenmek işi.
Kuşkulanma : Kuşkulanmak işi, şüphelenme.
Hazırlamak : Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek. Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek. Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek. Alıştırmak. Bir maddeyi elde etmek. Sebep olmak, yol açmak. Önceden düzenlemek. Önlem almak, sağlamak.
Esirgemek : Korumak, himaye etmek, vikaye etmek. Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak.
Hazırlama : Hazırlamak işi, anıklama.
Savunmak : Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek. Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak. Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek. Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek. Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak.
Kollamak : Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek. Göz önünde tutmak, gözlemek. Korumak, gözetmek.
Kayırmak : Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.
Esirgeme : Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.
Savunma : Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.
Üzülmek : Üzme işine konu olmak. Üzüntü duymak, kaygılanmak.
Kollama : Kollamak işi.
Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
Kayırma : Kayırmak işi, iltimas.
Üzülme : Üzülmek durumu.
Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
Diğer dillerde Gaygeriozis anlamı nedir?
İngilizce'de Gaygeriozis ne demek ? : gaigeriosis

Bu kısımda Gayırmak nedir? Gayırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gayırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gayırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.