Genders türkçesi Genders nedir
- Cinsiyet.
- Cins.
- İsim cinsi.
- Toplumsal cinsiyet.
Genders ile ilgili cümleler
English: It is not white hair that engenders wisdom.
Turkish: Bilgeliğe sebep olan beyaz saç değildir.
English: A man and a woman are people of different genders.
Turkish: Bir erkek ve bir kadın, farklı cinsiyetlerin insanlarıdır.
English: Be careful interpreting indirect translations. Genders may have changed.
Turkish: Direkt olmayan çevirileri yazarken dikkâtli ol. Cinsiyetler değişmiş olabilir.
Genders ingilizcede ne demek, Genders nerede nasıl kullanılır?
Engenders : Meydana çıkarmak. Neden olmak. Sebebiyet vermek. Oluşturmak. Yaratmak. Doğurmak. Vücuda getirmek. Meydana getirmek. Tahrik etmek.
Gender gap : Cinsiyet ayrımı. Erkek ve kadın arasında davranış veya hareket farklılığı. Erkekler ve kadınlar arasında iletişim veya anlama eksikliği.
Gender identity : Bir kişinin cinsiyeti. Cinsel kimlik. Kadın gibi veya erkek gibi algılama. Cinsiyet kimliği.
Gender justice : Cinsiyet adaleti. Cinsiyetlerin eşit muamele görmeleri.
Gender specific : Cinsiyete özgü. Belirli bir biçimde erkeğe veya kadına ait veya iliği. Belli bir cinsiyetle ilgili.
Neuter gender : Ne dişil ne de eril cins olan gramer şekli. Nötr cins. Camit. Nötr. Cansız.
Genitive gender : Sahiplik belirten (gramer). Genitif hal.
Sex gender : Cinsiyet. Bir insan veya hayvanın cinsiyeti (erkek veya dişi).
Common gender : Anlama göre cins değiştiren isimler sınıfı (gramer). Her iki cins için ortak olan kelime. Ortak cins.
Gender studies : Cinsiyet çalışmaları.
İngilizce Genders Türkçe anlamı, Genders eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Genders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Supreme headquarters : Üst komuta. En önemli karargah. Başkomutanlık karargahı.
Sexes : Seks. Cinsellik. Cinsel ilişki.
Leadership : Liderler. Başkanlık. Reislik. Öncülük. Önde gelenler. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Önderlik. Liderlik. Lidere yakışan vasıflar.
Body : Gövde. Zümre. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Kasa. Vücut. Yığın. Madde. Kurul. Cüsse. Nesne.
Genuses : Tür. Sınıf. Familya.
Casts : Çarpıklık. Zoka. Nüans. Tubuluslara gelen proteinlerin burada suyun geri emilmesi, asitliğin artması, yüzey geriliminin azalması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörlerle pıhtılaşarak sertleşmesi sonucu oluşan, idrara geçen ve tanıda kullanılan organik yapılar. Atma. Alçı (medikal tıp terimi). Fırlatma. Kalıp. Zarda gelen sayı. Ton.
Genera : Tür. Cinsler. Familya. Sınıf.
Full blooded : Özbeöz. Dinç. Gürbüz. Safkan. Güçlü. Saf kan.
Diversities : Çeşitlilik. Farklılık. Başkalık. Değişik tür.
Genus : Türleri ayırt etmede kullanılan bilimsel ifade. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup türleri içine alan taksonomik bir grup, genus. Cins, cinsiyet. Soy. Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sınıf. Kısım. Genus. Takım. Familya.
Genders synonyms : breed, high command, assortment, asl, sex gender, gendering, get, denominations, rome, sex, make, sexuality, diversity, denomination, gender, blooded, breeds, sexualities.
Genders zıt anlamlı kelimeler, Genders kelime anlamı
Take : (sınava) girmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutuş. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Alıntı. (fotoğraf) çekmek. Pay. Tutma. Tutulan balık miktarı. Kabul etme (vücut).
Unloving : Sevgisiz. Sevmeyen. Şefkatsiz.
Genders antonyms : kern.

Bu kısımda Genders kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Genders ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Genders anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Genders ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.