Geostationary türkçesi Geostationary nedir

  • Yerinde duran.
  • Sabit konumda olan (yeryüzüne göre her zaman sabit bir noktada bulunan yüksek irtifa uydusu hakkında).
  • Sabit konumda bulunan.
  • Sabit konumda duran.
  • Yer durağan.
  • Sabit.

Geostationary ingilizcede ne demek, Geostationary nerede nasıl kullanılır?

Geostationary orbit : Yer sabit yörünge.

Geostationary satellite : Yörüngesi eşleğe koşut ve yörünge hızı, dünyanın kendi ekseni çevresindeki dolanmasına eşit olduğundan, yeryüzündeki belli bir noktaya göre hep aynı yerde, devinimsiz, değişmez gibi görünen yapma uydu. eşlemesiz uydu karşıtı. Sabit yörüngeli uydu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eşlemeli uydu. Senkron uydu. Yerdurağan uydu.

İngilizce Geostationary Türkçe anlamı, Geostationary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geostationary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Firm and abiding : Kolayca hareket ettirilemeyen. Kalıcı. Sürekli. Kolay hareket etmeyen. Stabil. Dayanıklı.

Abiding : Sonsuz. Bitmez tükenmez. Devamlı. Değişmez. Kalıcı. Daimi. Muhkem. Baki. Ebedi.

Firm as a rock : Kaya gibi sağlam. Sarsılmaz. Katı. Sert. İnatçı. Boyun eğmez.

Stationary : Değişmeyen. Durgun. Stasyoner. Muayyen. Özdeş yeri özdeş büyüklüğü, özdeş biçimi ya da özdeş nitelikleri olan ve bunu koruyan niceliklerin özelliği. Durağan. İşlemeyen.

 

Certain : Bazı. Kimi. Belirli. Muhakkak. Mutlak. Kesin. Belli. Ayrım. Falanca. Kuşkusuz.

Fastest : Süratli. Sağlam. Hızla. Ayrılmaz. Rengi atmaz. Çabuk. Su gibi. Eli çabuk. Dayanıklı.

Attached : Bitişik. İlişikteki. Takılı. Bitişmiş. Çatak. İlgili. Yapışık. Bağlı. Eklenmiş.

Deep seated : Çok derin. Kökleşmiş. Köklü. Yerleşmiş.

Fixed : Dik. Önceden ayarlanmış. Kararlaştırılmış. Sabitleştirilmiş. Bağlı. Durağan. Oynamaz. Solmaz. Belirlenmiş.

Geostationary synonyms : geosynchronous, apodictic, established, constant, firm, deeprooted, entrenched, changeless, changelessly, dormant.

Geostationary zıt anlamlı kelimeler, Geostationary kelime anlamı

Unfixed : Kararlaştırılmamış. Belirlenmemiş. Sökülmüş. Çözülmüş. Çıkarılmış.