Gerçeküstü nedir, Gerçeküstü ne demek

  • Gerçeği aşan, gerçeğin üstündeki gerçek, sürrealite

"Gerçeküstü" ile ilgili cümle

  • "Çetin kendini tam bir gerçeküstü durum içinde duyar, kaçınılmaz olarak." - İ. Aral

Gerçeküstü hakkında bilgiler

Gerçeküstücülük ya da sürrealizm, Avrupa'da birinci ve ikinci dünya savaşları arasında gelişmiştir. Temelini, akılcılığı yadsıyan ve karşı-sanat için çalışan ilk dadaistlerin eserlerinden alır. 1924'te "Manifeste du Surrealisme"i (Sürrealizm Manifestosu) hazırlayan şair Andre Breton'a göre gerçeküstücülük,, bilinç ile bilinç dışını birleştiren bir yoldur. Gerçeküstücülük akımı, gerçek dışı anlamında değil aksine gerçeğin insandaki iz düşümü şeklinde bir yaklaşımdır.

Sigmund Freud'un teorilerinden etkilenen Andre Breton için, bilinçdışılık düş gücünün temel kaynağı, deha ise bu bilinçdışı dünyasına girebilme yeteneğiydi.

Breton’un yanı sıra Louis Aragon, Benjamen Peret, otomatik yazı yöntemleri üzerinde deneyler yaptılar. Kendi söylemleriyle, "gerçeküstü dünyanın düşsel, cinsel, sapkın imgelerini geliştirmeye" başladılar.

Gerçeküstücülük, yöntemli bir araştırma ile deneyi ön planda tutuyor, insanın kendi kendisini irdeleyip çözümlemesinde sanatın yol gösterici bir araç olduğunu vurguluyordu.

 

Gerçeküstü anlamı, tanımı:

Gerçek : Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Temel, başlıca, asıl. Yalan olmayan. Yapay olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Doğruluk. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Gerçeklik.

Gerçeküstücü : Gerçeküstücülükten yana olan, sürrealist. Gerçeküstücülükle ilgili olan (görüş, eser vb.), sürrealist.

Gerçeküstücülük : Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Sürrealite : Gerçeküstü.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Birinci : Ulaşım araçlarında mevki, sınıf. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Bir sayısının sıra sıfatı.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen.

Dünya : Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Dış, çevre, ortam. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Herkes. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu.

 

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Gerçeküstü oyun : İlkin, 1918'de, Apollinaire'in "Tiresias'ın Memeleri" adlı oyunu için kullanılan bir terim. Gerçekçi, mantıkçı, usçul, alışılagelmiş imgeleri bırakıp oyuna mantık dışı çağrışımlar, bilinç altından kopma ayrıntılar, düşsel öğeler getiren oyun. Örnek: Cocteau'nun "Orphée" si (1926), Antonin Artaud'nun "Kan Fıskiyesi".

Gerçeküstücü film : Gerçeküstücülük akımının ürünü olan film.

Gerçeküstücü tiyatro : Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'da André Breton'un, Freud'un görüşlerine dayanarak açtığı ve bilinçaltı varsayımları ile düşte olduğu gibi, parçaları birbirini tutmaz bir anlatım biçimi ile vermeye çalışan tiyatro anlayışı. On dokuzuncu yüzyıl sonunda Jarry'ın ve daha sonra Apollinaire'in öncülük ettiği tiyatro anlayışı. Irtaud'nun tiyatro görüşleri de bu akımın gelişimi içinde yer alır.

Diğer dillerde Gerçeküstü anlamı nedir?

İngilizce'de Gerçeküstü ne demek? : n. surreal, pertaining to surrealism, having surrealistic qualities (such as distortion, dreamlike qualities, etc)

Fransızca'da Gerçeküstü : surréel/e

Rusça'da Gerçeküstü : adj. феноменальный, неправдоподобный, сюрреалистический