Get away türkçesi Get away nedir

Get away ile ilgili cümleler

English: Ali won't get away with this.
Turkish: Ali bununla birlikte uzaklaşmayacaktır.

English: Ali can't do such a thing and get away with it.
Turkish: Ali böyle bir şey yapamaz ve yanına kar kalmaz.

English: Are you seriously thinking that you can get away with that?
Turkish: Bundan kurtulabileceğini ciddi olarak düşünüyor musun?

English: Ali won't get away with it.
Turkish: Ali onunla uzaklaşmayacaktır.

English: Do you think you can get away with this?
Turkish: Bununla kaçabileceğini mi düşünüyorsun?

Get away ingilizcede ne demek, Get away nerede nasıl kullanılır?

Get : Ettirmek. Yalanını çıkarmak. Ele geçirmek. Varmak. Öldürmek. Yaptırmak. Canına okumak. Sızmak. Gidip almak. Yakalamak.

Away : Uzak. Deplasmanda. Durmadan. Yok. Yola çıkmış. Devamlı. Bir yana. Buradan. Uzağa. Deplasmanda oynanan.

Get away from : Uzak tutmak. Bir şeyi birinden uzak tutmak.

Get away with : Yapılan iş yanına kar kalmak. Cezasını görmemek. Çalıntıyla birlikte kaçmak. Yanına kar kalmak. Bedelini ödememek. Yanına kalmak. Cezalandırılmamak. Çalıp kaçmak.

Get away with it : Cezasız ve veya veya yakalanmadan kurtuldu. Yaptığı yanına kar kaldı. Ettiği yanına kar kalmak. Yakayı ele vermeden kaçmak. Cezasız kurtuldu.

 

Get away with murder : (cinayet) yanına kar kalmak. Yanına kar kalmak. Yapılan bir hatanın cezasını çekmemek. (argo terim) kanuna karşı işlenmiş bir suç için ceza almamak. Her şeyi yapıp cezalandırılmamak. Cezasız kalmak.

Get into hot water : Başı derde girmek. Başını belaya sokmak. Sıkıntıya girmek. Belaya bulaşmak.

İngilizce Get away Türkçe anlamı, Get away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bow : Eğmek. Reverans. Boyun eğmek. Başla selamlama. Baş eğmek. Yay. Başıyla selamlamak. Boyun eğme. Baş.

Departs : Yola çıkmak. Caymak. Hareket etmek. Ölmek. Ayrılmak. Ayrılmak (uçak vb). Yolundan sapmak. Vefat etmek. Uzaklaşmak.

Broken through : Doğmak. Görünmek. Yarıp geçmek.

Be off : Olmamak. Kapalı olmak (elektrik veya ışık). Ayrılmak. Vazgeçmek. Deli olmak. Gerçekleşmemek. Bozulmuş olmak (yiyecek veya içecek). Yanılmak. Yola çıkmak. İşe gitmemek.

Abdicate : Bırakmak. İmtina etmek. Hakkından vazgeçmek. Tacını ve tahtını terketmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Saltanattan çekilmek. Tahttan çekilmek. İstifa etmek. Vazgeçmek.

Boogie : Boogie woogie (bir caz müziği biçimi). Enerjik bir biçimde dans etmek. Piyano ile çalınan caz müziği. Dans. Çılgınca dans etmek. Hızlı bir şekilde hareket etmek.

Abscond from : Ayrılmak. Sessizce sıvışmak.

Breaking out : Patlak vermek.

Absquatulate : Toz olmak. Basıp gitmek. Gizlice kaçıp gitmek. Bir yerden aceleyle ayrılmak. Ayrılmak (konuşma dili). Çekip gitmek. Bir yerden koşarak uzaklaşmak.

 

Get away synonyms : be shot of, disembark, beat it, absconds, be enough, abdicating, bunked, bye pass, betake oneself to, arise from, bypassing, abdicated, absquatulation, ascended, beat somebody to it, get out of a scrape, make a clean sweep of, bypassed, cast aside, hop it, circumvents, climbs, bail out, circumventing, decline, be freed, bolted, break out, fly the coop, ascend, bust out, climb, scrams.