Get away from türkçesi Get away from nedir

  • Uzak tutmak.
  • Bir şeyi birinden uzak tutmak.

Get away from ile ilgili cümleler

English: Hey, get away from there.
Turkish: Hey, oradan uzak dur.

English: I had to get away from Tom.
Turkish: Tom'dan kurtulmak zorundaydım.

English: I had to get away from Boston.
Turkish: Boston'dan kaçmak zorunda kaldım.

English: I can't get away from work now.
Turkish: İşten şimdi uzaklaşamam.

English: I can't get away from the office this afternoon.
Turkish: Bu öğleden sonra ofisten ayrılamam.

Get away from ingilizcede ne demek, Get away from nerede nasıl kullanılır?

Get : Olmak. Uymak. İdrak etmek. Vurmak. Ele geçirmek. Uğraşmak. Götürmek. Ulaşmak. Yalanını çıkarmak. Duymak.

Away : Devamlı. Yok. Deplasman maçı. Deplasmanda oynanan. Deplasmanda. Uzakta. Yola çıkmış. Buradan. Bir yana. Durmadan.

From : Den beri. -den bu yana. -den. Bir farkı gösterir. -den beri. Beri. -den ötürü. (bir yer)den. Nedeniyle. Dolayı.

Get away : Kaçmak. Kirişi kırmak. Tüymek. Savuşmak. Gitmek. Yakasını kurtarmak. Çıkmak. Kurtulmak. Atlatmak. Çekilmek.

Get away with : Cezalandırılmamak. Çalıp kaçmak. Cezasını görmemek. Bedelini ödememek. Yanına kar kalmak. Yapılan iş yanına kar kalmak. Çalıntıyla birlikte kaçmak. Yanına kalmak.

Stay away from : Uzak durmak.

 

Get away with murder : Cezasız kalmak. Yapılan bir hatanın cezasını çekmemek. Yanına kar kalmak. (cinayet) yanına kar kalmak. Her şeyi yapıp cezalandırılmamak. (argo terim) kanuna karşı işlenmiş bir suç için ceza almamak.

Snatch away from : Koparmak. Ayırmak.

Away from home : Evden uzakta bir yerde. Gurbette. Evden uzakta. Evde değil. Yad elde.

Shy away from : Sakınmak. Kendini geri çekmek. Geri durmak. Uzak durmak. Kaçınmak. İmtina etmek. Çekinmek.

İngilizce Get away from Türkçe anlamı, Get away from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get away from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call off : İptal etmek. Durdurmak. Listeden yüksek sesle okumak. Sınırlamak. Yüksek sesle okumak. Son vermek. Feshetmek. Geri çağırmak. Söylemek.

Keep apart : Ayırmak.

Curb : Engel. Frenlemek. Yol kıyısının, kent yönetimince düzenlenmesi ve göze hoş görünür bir duruma getirilebilmesi için, kaldırım yanlarına aralıklarla dikilen ya da döşenen çiçek, ağaç vb. süs. Kıyı süsü. Durdurmak. Kurb. Zaptetme. Dizginlemek. Zaptetmek. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler.

Keep out : Hariç tutmak. Girmemek. Uzak durmak. İçeri almamak. Yaklaşmamak. Sokmamak. Dışarıda tutmak. İçeri sokmamak. Dışında kalmak.

Hold off : Çekinmek. Gerçekleşmemek. Uzakla tutmak. Uzakta tutmak. Geri durmak. Beklemek. Yaklaştırmamak. Olmamak. Gecikmek.

Curbed : Gemlemek. Zaptetmek. Frenlenmiş. Engellenmiş. Dizginlenmiş. Gem vurmak. Frenlemek.

Kept apart : Ayırmak.

Kept away : Uzak durmak. Sokulmamak. Yaklaşmamak.

Keep away : Alarga. Yaklaştırmamak. Yaklaşmamak. Sokulmamak. Uzak durmak. Uzak kalmak.

Keep off : Yağmamak. Sigortalamaktan kaçınınız. Yaklaştırmamak. Yaklaşmamak. -den uzak durmak. Dokunmamak. Uzak durmak. Defetmek. Uzak kalmak.

Get away from synonyms : keep at bay, curbs, keep at arms length, curbing, hold at bay.