Get into a row türkçesi Get into a row nedir

  • Çirkefe taş atmak.
  • Başını belaya sokmak.
  • Bulaşmak (birine).
  • Azar işitmek.

Get into a row ingilizcede ne demek, Get into a row nerede nasıl kullanılır?

Get : Hale gelmek. Almak. Bulmak. Gidip getirmek. Yaptırmak. Gelmek. Başlamak. Erişmek. Canına okumak. Öldürmek.

Into : Haline. Biçimine. -in içine. Ye. İçine. -a. -e. Şekline. İçeriye. E.

A : Bir. Amperin simgesi. Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi.

Row : Sandalla gezdirmek. Patırtı. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıyameti koparmak. Sıra. Dizi. Atışma. Kapışma. Şamata. Kürekle donatmak.

Get into a groove : Geleneklere bağlı kalmak. Bellemek.

Get into a mess : Başı derde girmek. Başına dert açmak. Başı belaya girmek.

Get into a panic : Paniğe kapılmak. Paniğe uğramak. Paniklemek.

Get into a jam : (parasal) sıkıntıya düşmek. Dar boğaza girmek. Dara düşmek. Kendini zor durumda bulmak. Darda olmak. Parasız kalmak. Başı belada olmak. Zor duruma düşmek.

Get into a huff : Suratı asılmak.

İngilizce Get into a row Türkçe anlamı, Get into a row eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get into a row ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Get into mess : Üstünü kirletmek. Pisliğe bulaşmak.

Get into hot water : Başına bela gelmek. Başına kötü bir şey gelmek. Suyunu kaynatmak. Başını derde sokacak şeyler yapmak. Sıkıntıya girmek. Belaya bulaşmak. Başı derde girmek. Kuyusunu kazmak. Başını derde sokmak.

Get a slap on the wrist : Fiske yemek. Zılgıtı yemek.

Get the stick : Dayak yemek. Sopa yemek. Fırça yemek.

Be in the cart : Ayvayı yemek. Zor durumda kalmak. Hapı yutmak. Başını derde sokmak.

Get hell : Azarlanmak.

Get into hot water : Belaya bulaşmak. Sıkıntıya girmek. Başı derde girmek.

Catch hell : Azarlamak. Azarlanmak.

Catch it : Ceza yemek. Paylanmak. Papara yemek. Azarlanmak. Zılgıtı yemek.

Get into trouble : Zılgıtı yemek. Derde sokmak. Başını derde sokmak. Zorluklarla karşılaşmak. Başına dert almak. Derde girmek. Tehlikeye düşmek. Başı belaya girmek. Belaya uğramak.

Get into a row synonyms : get into a scrape, be scolded, be reprimanded, get a rap over the knuckles, get a scolding, get a rocket, be on the carpet, walk into, get an earful.