Get nervous türkçesi Get nervous nedir

  • Sinirleri gerildi.
  • Asabı bozuldu.
  • Asabı bozulmak.

Get nervous ile ilgili cümleler

English: I get nervous when I speak in front of large crowds.
Turkish: Büyük kalabalıkların önünde konuştuğum zaman asabım bozulur.

English: I always get nervous just before a match.
Turkish: Bir maçtan tam önce her zaman sinirlenirim.

English: I get nervous when I speak before a large audience.
Turkish: Büyük bir kalabalığın önünde konuşacağım zaman gergin olurum.

English: I always get nervous in her presence.
Turkish: Onun varlığında ben her zaman sinirlenirim.

English: I always get nervous before I go on stage.
Turkish: Sahneye çıkmadan önce her zaman sinirlenirim.

Get nervous ingilizcede ne demek, Get nervous nerede nasıl kullanılır?

Get : Getirmek. Kavramak. Gidip getirmek. Başlamak. Anlamak. Kazanmak. Canına okumak. Almak. Gelmek. Duymak.

Nervous : Sinirsel. Heyecanlı. Ürkek. Tedirgin. Endişeli. Sinirlere ilişkin. Sinir. Sinirleri gergin. Asabi. Kaygılı.

Get into hot water : Belaya bulaşmak. Başını belaya sokmak. Sıkıntıya girmek. Başı derde girmek.

Get a bad name : Adı çıkmak. Adı karalanmak.

Get a ball out of something : Büyük zevk almak. Eğlenmek (ile).

Get a bang on : Bedenine darbe yemek.

Get a bang out of : Keyif almak. Zevk almak. Tadını çıkarmak.

 

İngilizce Get nervous Türkçe anlamı, Get nervous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get nervous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be upset : Altüst olmak. Allak bullak olmak. Ekşimek (mide). Sinirli olmak. Ekşimek. Bozuk olmak (mide). Yenilmek (favori rakip). Üzgün olmak. Alabora olmak.

Be cross : Darılmak. Kızmak. Küsmek. Sinirlenmek.

Be irritated : Tribe girmek. Sinir olmak. Rahatsız edilmek.