Get the best of türkçesi Get the best of nedir

  • Devirmek.
  • Alt etmek.
  • Kazanmak.
  • Hakkından gelmek.
  • Üstün çıkmak.
  • Galip gelmek.
  • Yenmek.
  • Sırtını yere getirmek.
  • -den kazançlı çıkmak.
  • Birisini yenmek.
  • Başarmak.

Get the best of ingilizcede ne demek, Get the best of nerede nasıl kullanılır?

Get : Götürmek. Olmak. Erişmek. Hale gelmek. Etmek. Gidip almak. Hazırlamak. Vurmak. Kavramak. Yaptırmak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Best : En iyi şekilde. En çok. Baskın çıkmak. En. Geçmek. Alt etmek. En iyisi. En iyi. Yenmek. Hakkından gelmek.

Of : Hakkında. -in. Nin. Karşı. -den. -nın. In. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. Yüzünden.

The best of all : Hepsinin içinde en iyisi. En iyisi.

Happens to the best of us : En iyi ailelerde de meydana gelir. En iyilerin başına da gelir.

The best of luck : Çok iyi şans. Umarım başarırsın. İyi şanslar.

Had the best of both worlds : Her ikisinden de yararlandı. Hak ettiğinden fazlasını istedi. İstediği her şeyi elde etti.

Even at the best of times : En iyi durumda bile.

İngilizce Get the best of Türkçe anlamı, Get the best of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get the best of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Outwits : Kurnazlıkla alt etmek. Çarpmak. Atlatmak. Zekası ile altetmek. Kurnazlıkla yenmek. Keklemek. Zekası ile alt etmek. Mat etmek.

Carries : Taşıyıcılık yapmak. Getirmek. Geçirmek. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Yayımlamak. Bulundurmak. Kaldırmak. Sağlamak. Elde etmek. İletmek.

Bring off : Umulmayan bir şeyi başarmak. Zorluklara rağmen başarmak. Kurtarmak. Başarılı olmak. Başarıyla yürütmek. Getirmek. Üstesinden gelmek.

Chop down : Ağacı kesmek. Keserek devirmek (ağaç).

Bludgeons : Sopa ile vurmak. Coplamak. Ezip geçmek. Mağlup etmek. Ağır bir cisimle vurmak. Zorlamak. Sopalamak. Zorla yaptırmak. Sopayla dövmek.

Circumvent : Kaçınmak. Üstün gelmek. Savmak. Tekerine çomak sokmak. Açığını yakalamak. Bozmak. Önlemek. Engellemek. Yan çizmek.

Carry : Taşımak. Erişmek. Ulaşmak. Geçirmek. İçermek. Bulundurmak. Kabul edilmek. Büyülemek. Getirmek.

Arrived : Vardı. Vardı (nakliyat). Gelmek. Varmak. Ulaşmak. Alma tarihi. Gelip çatmak. Başarı kazanmak. Doğmak.

Carry off : Kapıp götürmek. Öldürmek. Ölümüne yol açmak. Kapıp kaçırmak. İletmek. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Ölüme neden olmak. Başarılı olmak. Ödül kazanmak.

Get the best of synonyms : bear the bell, outwit, beat back, deal with, annihilate, outguessed, surpass, break the back of, beat somebody hollow, be crowned with success, crumpling, bring down, have the upper hand, arrives, carrying off, overcomes, have the advantage over someone, acquire, bludgeon, arrive, overcome, acquires, get even, achieves, break the neck of, attains, annihilates, outstripped, outsmart, beating up, get even with, outwitted, beat up.