Getting out türkçesi Getting out nedir

Getting out ile ilgili cümleler

English: I'm getting out of town.
Turkish: Ben şehir dışına gidiyorum.

English: Inflation is getting out of control.
Turkish: Enflasyon kontrolün dışına çıkıyor.

English: Ali is never getting out of prison.
Turkish: Ali asla hapisten çıkmıyor.

English: After getting out of the shower, Ali wiped the fog off the mirror and shaved.
Turkish: Ali duştan çıktıktan sonra, aynadaki buharı sildi ve tıraş oldu.

English: Ali saw both Mary and John getting out of their cars.
Turkish: Ali hem Mary'nin hem de John'un arabalarından indiklerini gördü.

Getting out ingilizcede ne demek, Getting out nerede nasıl kullanılır?

Getting : Temin. Edinme.

Out : Meydana çıkmak. Kendini belli etmek. Yanmak. Ortaya çıkmak. Çıkış. Nakavt etmek. Dışarı çıkarmak. Dışarıda. Bayılmak. Dışarı atmak.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : Dönüş yapmak. İntikam almak. Geri dönmek. Öç almak.

İngilizce Getting out Türkçe anlamı, Getting out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat it : Siktir git!. Defolup gitmek. Fıymak. Tüymek. Savuşmak. Koşarak gizlice kaçmak. Basıp gitmek. Çabucak kaçmak. Defolmak. Toz olmak.

 

Drop dead : Küt diye gitmek. Ölmek. Tahtalıköyü boylamak. Ruhunu teslim etmek. Mortu çekmek. Aniden ölmek. Kaybol!. Öbür dünyayı boylamak. Düşüp ölmek.

Be gone : Uzaklaş!. Kaybol!. Git!. Çık!.

Begone : Yaylan (argo terim). Defol. Yaylan!. Yıkıl karşımdan (argo terim).