Give an excuse türkçesi Give an excuse nedir

  • Mazeret göstermek.

Give an excuse ingilizcede ne demek, Give an excuse nerede nasıl kullanılır?

Give : Gitmek. Dogruluğunu kabullenmek. Eğilmek. Vermek. Koparmak. Ödemek. Bahşetmek. Esnemek. Bel vermek. Hediye etmek.

An : Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir. Anabatik rüzgar. (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce).

Excuse : Özür. Muaf tutmak. Affeylemek. Bahane. Mazur görmek. Bağışlamak. Göz yummak. Geçirmek. İzin vermek. Haklı çıkarmak.

Give an account of : Açıklamak durumunda kalmak. Hesap vermek. Hesabını vermek.

Give an account of oneself : Kendisi hakkında hesap vermek. Nerede ne yaptığını anlatmak. Yaptığının hesabını vermek.

Give an injection : İğne yapmak.

Give an ear : Kulak vermek. Dikkatlice dinlemek. İlgilenmek. Kulak asmak.

Give an assurance : Teminat vermek. Söz vermek.

Give an eye to : Göz atmak. Gözkulak olmak. Göz kulak olmak.

Give an opportunity : Şans tanımak. Fırsat tanımak. Meydan vermek. Olanak tanımak. Fırsat vermek. Fırsat sunmak.

İngilizce Give an excuse Türkçe anlamı, Give an excuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give an excuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pleads : Dava açmak. Minnet etmek. Yalvarmak. Avukatlığını yapmak. Duyurmak. Özür dilemek. Dava etmek. Savunma yapmak. Bahane etmek. İstirham etmek.

 

Offer an excuse : Özür dilemek.

Pleaded : Bahane etmek. İstirham etmek. Savunmak. Rica etmek. Minnet etmek. Açıklamak. Savunma yapmak. Yalvarmak. Dava açmak. Özür dilemek.

Plead : Özür olarak öne sürmek. Yalvarmak. İstirham etmek. Avukatlığını yapmak. Dilemek. Özür dilemek. Rica etmek. Duyurmak. Açıklamak.

Make an excuse : Özür dilemek.

Pretext : Kaçamak. Bahaneler üretmek. Mazeret. Bahane üretmek. Bahane uydurmak. Bahane. Vesile. Kulp.

Pled : Bahane etmek. Özür dilemek. Açıklamak. Dava etmek. Müdafaa etmek. Dava açmak. Yalvarmak. Minnet etmek. Dilemek. Avukatlığını yapmak.

Pretexts : Vesile. Kaçamak. Mazeret. Bahane uydurmak. Bahane. Bahaneler üretmek. Bahane üretmek. Kulp.