Glary türkçesi Glary nedir

Glary ile ilgili cümleler

English: Ali did time for burglary.
Turkish: Ali hırsızlık için hapse girdi.

English: He was arrested on the charge of burglary.
Turkish: Hırsızlık suçundan tutuklandı.

English: There's been a burglary.
Turkish: Bir hırsızlık olmuş.

Glary ingilizcede ne demek, Glary nerede nasıl kullanılır?

Burglary : Ev soyma. Soygunculuk. Soygun. Hırsızlık. Soygun yapma. Ev veya bina soyma. Evden hırsızlık yapma. Ev soygunu.

Burglary insurance : Hırsızlık sigortası.

Glare : Işıklılıkların uygun olmayan dağılışı, ya da çok yüksek ışıklılıklar, ya da zaman ya da uzay içindeki aşırı ışıklılık farkları sonucu, nesneleri ayırt etme yeteneğinde bir azalma, ya da görme eyleminin eziyetli olması ya da her ikisini de kapsayan görüş koşulları, bk. dolaylı göz kamaşması, dolaysız göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması, yansımayla göz kamaşması, köreltici göz kamaşması. Göz kamaşması.

Glare at : Dik dik bakmak. Düşmanca bakmak. Kızgınlıkla bakmak. Sert sert bakmak. Ters ters bakmak. Yiyecekmiş gibi bakmak. Kinle süzmek.

Glared : Parlamak. Parıltı. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. Kötü kötü bakmak. Göz kamaştırıcı parıltı. Ters ters bakmak. Göz kamaştırmak. Dik dik bakmak. Parıldamak. Kızgın bakmak.

 

Discomfort glare : Ruhbilimsel göz kamaşması. Rahatsız edici bir duyulanma doğuran ama görüşü bozması ille de gerekli olmayan göz kamaşması. bk. göz kamaşması, fizyolojik göz kamaşması. Konforsuz kamaşma.

Glaring : Göze batan. Işıl ışıl. Göz kamaştırıcı. Çiğ (renk). Apaçık. Dik dik bakan. Çok göze çarpan. Dikkat çeken. Parıldayan. Bariz.

Reflected glare : Bakılan, ya da bakılana yakın bir yüzeyden, bir ışık kaynağının düzgün yansımayla gözkamaştırması. bk. düzgün yansıma, göz kamaşması. Yansımayla göz kamaşması.

Glaringly : Işıl ışıl.

Glares : Göze batmak. Göz kamaştırıcı ışık. Göze batan şey. Kötü bakış. Parlak ve şeffaf yüzey. Göz kamaştıracak bir şekilde parlamak. Göz kamaştırmak. Kızgın bakmak. Göz kamaştırıcı parıltı. Parıltı.

İngilizce Glary Türkçe anlamı, Glary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sheeny : Yahudi (kötü). Parlak.

Sheenier : Daha aşağılayıcı. Parlak. Daha kötüleyici.

Fulgent : Radyan. Parlak. Görkemli. Şaşaalı.

Dazzling : Göz kamaştırıcı. Baş döndürücü. Şaşırtıcı. Baş döndüren. Başdöndüren. Büyüleyici. Parlak.

Splendid : Harika. Fevkalade. Olağanüstü. Çok güzel. Görkemli. Şatafatlı. Çok iyi. Şahane. Parlak.

Blazing : Yanan. Alevlenme. Alevlenen. Keskin. Bariz. Çarpıcı. Gün gibi ortada. Cayır cayır yanan. Aşikar. Belirgin.

Shimmery : Pırıl pırıl. Parıltılı. Titrek ışıklı.

Gleamiest : Pırıl pırıl. Parlak. Canlı. Parıl parıl. Işıl ışıl. Gösterişli.

 

Blinding : Göz kamaştırıcı. Körletme. Körleştirmek. Körleştiren. Körleten. Görüşe engel olan. Körleştirme. Körleştirerek. Göz kamaştıran. Kör eden.

Bright : Işıltılı. Şanlı. Uyanık. Şaşaalı. Berrak. Aydın. Görkemli. Parlak. Parlayan. Şeffaf.

Glary synonyms : imponderous, gaudier, incandescent, gaudiest, gleaming, glaring, diamante, sheeniest, gleamier, sparkly, gaudy, gleamy.

Glary zıt anlamlı kelimeler, Glary kelime anlamı

Dull : Sersem. Sersemletmek. Kalın kafalı. Soluk. Matlaştırmak. Fersiz. Ağır. Renksiz. Tatsız. Mat.

Glary ingilizce tanımı, definition of Glary

Glary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Smooth. Bright. Shining. Of a dazzling luster. Glaring.