Glassy türkçesi Glassy nedir

Glassy ile ilgili cümleler

English: The sea was glassy.
Turkish: Deniz çarşaf gibiydi.

Glassy ingilizcede ne demek, Glassy nerede nasıl kullanılır?

Glassy membrane : Camsı zar. Kıl folikülünü çevreleyen epidermis kökenli bazal zar.

Glass a picture : Resmin üzerine cam koymak. Resmi cam ile donatmak.

Glass a window : Pencere cam takmak. Pencere çerçevesini cam ile donatmak.

Glass bead : Boncuk. Cam boncuk.

Glass beaded screen : Üzerlerine düşen ışığı aynı yönde, yani gösterici yönünde büyük ölçüde yansıtma özelliği taşıyan, yansıtıcı yuvarlarla sıvalı görüntülük çeşidi. İncili görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Glass ceramics : Cam seramik. Cam seramikler.

Glass ceiling : Cam tavan. Aynalı tavan. İşyerinde kadınların azınlıkların ve diğer grupların yükselmesindeki engeller. Kadınların ve azınlıkların profesyonel gelişimine uygulanan sözde kısıtlama (ırkçılık ve cinsiyet ayrımı şekli).

Glass blowing : Boru aracılığı ile erimiş cam küresi içine hava üfleyerek cam eşya şekillendirme yöntemi. Şişe yapımı. Cam üfleme işlemi. Cam üfleme.

Glass box model : Beyaz kutu modeli.

 

Glass bell : Cam kavanoz. Cam fanus.

İngilizce Glassy Türkçe anlamı, Glassy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glassy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Specular : Yansıtıcı. Speküler. Yansıtan. Spekülom. Spekuluma ait. Ayna ile ilgili. Aynaya özgü olan.

Deeper : Aşırı. Şiddetli. Pes. Yürekten. Anlaşılmaz. Tok (ses). İçten. Daha derin. Koyu.

Absent minded : Unutkan.

Deep : Karışık. Ciddi. Koyuluk. Aşırı. Derin. Tok (ses). Dip. Deniz. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk.

Hyaloid : Şeffaf. Saydam. Camsı, saydam. cama ait olan. Hiyaloid. Cam gibi şeffaf. Hiyaloit.

Vitrified : Camlaşmış. Perdahlamak. Cam haline gelmek. Sırlı. Cam haline gelmiş. Vitrifiye. Sırlanmış. Camlaştırmak. Cam haline getirmek.

Absents : Bulunmayan (kişi) (orada artık). Bulunmayan. Gaip. Yok (mevcut olmama). Bulunmamak. Namevcut. Devamsız. Eksik. Yoklamada bulunmayan.

Colourless : Silik. İtici. Yansız. Soluk. Renksiz. Tekdüze. Tarafsız. Anlamsız. Sıkıcı.

Deadest : Ölmüş. Sönmüş. Acımasız. Çıkmaz. En solgun. Çok. Kullanılmayan. Bozuk. Ölü. Unutulmuş.

Blear : Uykulu. Karartmak. Sulandırmak (göz). Yaşartmak (göz). Göz vb sulandırmak. Çapaklı. Kamaştırmak.

Glassy synonyms : distrait, amorphous, absenting, empty, colorless, coldest, consumed, deepest, blockish, bemused, glasslike, smooth, glassier, blears, cogitative, clouded, absented, vitreous, vitriform, abstracted, mirrorlike, absentminded, glassed, deader, blearing, bleared, blurred, glassiest, absent, cold, diaphanous, hyaline, broody.

 

Glassy zıt anlamlı kelimeler, Glassy kelime anlamı

Rough : Nal kayarı takmak. Tüylü. Taslak. Kabataslak. Dalgalı. Acımasız. Sert. Aşağı yukarı. Müstehcen. Taslak halinde olan.

Full : Kalın. Öz. Yıkayıp çektirmek. Yıkayıp büzmek. Tok. Çırpmak. Dolu şey. Dolu. Tam.

Glassy ingilizce tanımı, definition of Glassy

Glassy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Made of glass. Vitreous. As, a glassy substance.