Gleanings türkçesi Gleanings nedir

Gleanings ingilizcede ne demek, Gleanings nerede nasıl kullanılır?

Gleaning : Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Başak toplama. Derlemek. Toplamak. Hasat sonrası kalan başakları toplamak.

Glean : Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Azar azar toplamak (bilgi). Derlemek. Zor bela toplamak. Başak toplamak. Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak. Hasat sonrası kalan başakları toplamak. Hasat döküntülerini toplamak. Hasattan sonra ekin toplamak. Toplamak.

Gleanable : Harmanlanabilir. Derlenebilir. Derlenip toplanabilir. Toplanabilir.

Gleaned : Derlemek. Azar azar toplamak. Hasattan sonra ekin toplamak. Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Toplamak. Başak toplamak. Göz atmak. Azar azar toplamak (bilgi). Hasat sonrası kalan başakları toplamak. Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak.

Gleaner : Koleksiyoncu. Derleyen. Daneçin.

Gleaners : Derleyen. Koleksiyoncu. Daneçin.

Gleans : Hasat döküntülerini toplamak. Azar azar toplamak (bilgi). Derlemek. Azar azar toplamak. Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Hasattan sonra ekin toplamak. Toplamak. Göz atmak. Hasat sonrası kalan başakları toplamak. Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak.

İngilizce Gleanings Türkçe anlamı, Gleanings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gleanings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agglomeration : Toplanma. Yığılma. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Yerleşim yeri. Halter. Küme. Yığın. Yığışma. Yığma.

Amounting to : Eş değerde olmak. Tutan. Miktarındaki. Toplamak.

Additions : İlave. Katıntılar. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Artış. Katılan şey. Zam. Katılma. Katkı.

Aggregation : Yığışma. Toplanma. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Bir araya toplanma. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Agregasyon. Birikim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplam olma. Bir araya gelme.

Agleam : Pırıl pırıl. Parlak. Işıl ışıl. Işıltılı. Parıltılı.

Adding : Ekleniyor. İzafe. İlave etme. Cemi. Ekleme. Ekliyor. Katma.

Composition : Yapıt. Bir müzik yapıtını oluşturan ezgilerin tümü. bütünlenmiş bir müzik yaratısı. Beste. Bestecilik. Düşüncelerin seçilmesi, sıraya konması, geliştirilmesi ve yazılı ya da sözlü olarak düzgün bir biçimde anlatılması işi. birtakım öğeleri bir bütün elde etmek amacıyla birleştirme, kaynaştırma işlemi ya da sanatı. öğrencilere anadillerini doğru, etkili ve güzel bir biçimde konuşup yazmayı öğretmek amacıyla orta dereceli ve yüksek okullarda okutulan ders. Bileşim. Anlama. Birden çok bağımsız öğeden oluşan ve bileşenlerin kendi özelliklerini koruduğu toplu birlik. Kompozisyon. Bir özdeğin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tümü.

 

Casting up : Hesap etme.

Eclectic : Dermeci. Seçmeci. Seçme. Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş. Eklektik. Seçmeli. İktitafçı. Seçen. Çeşitli kaynaklardan derlenmiş. Derleyen.

Agglomerates : Bir araya getirmek. Yığışma. Toplamak. Yığılmak. Yığmak. Bir araya toplamak. Toplanmak. Yığma.

Gleanings synonyms : sanitisation, cleanup, collected, fact, purification, conveyance, accumulation, compilations, agglomerate, collation, aggregating, cognizance, compiling, gen, collectanea, cc, collecting, purging, disinfestation, bright, conveyances, cognisance, depilation, dopes, aggregations, aviso, sterilisation, sterilization, washup, enlightenment, scrubbing, sanitation, scrub.

Gleanings zıt anlamlı kelimeler, Gleanings kelime anlamı

Dull : Duygusuzlaşmak. Sersem. Tatsız. Sıkıcı. Ruhsuz. Renksiz. Körleşmek. Ağır. Hafifletmek. Kör.

Disinclination : Gönülsüzlük. İsteksizlik. Niyeti olmama.