Glean türkçesi Glean nedir

  • Hasat sonrası kalan başakları toplamak.
  • Başak toplamak.
  • Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak.
  • Derlemek.
  • Toplamak.
  • Bağbozumu sonrası üzüm toplamak.
  • Göz atmak.
  • Hasattan sonra ekin toplamak.
  • Hasat döküntülerini toplamak.
  • Zor bela toplamak.
  • Azar azar toplamak.
  • Azar azar toplamak (bilgi).
  • Azar azar.

Glean ingilizcede ne demek, Glean nerede nasıl kullanılır?

Gleanable : Toplanabilir. Harmanlanabilir. Derlenip toplanabilir. Derlenebilir.

Gleaned : Azar azar toplamak (bilgi). Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak. Göz atmak. Başak toplamak. Azar azar toplamak. Derlemek. Hasat sonrası kalan başakları toplamak. Hasat döküntülerini toplamak. Toplamak.

Gleaner : Daneçin. Derleyen. Koleksiyoncu.

Gleaners : Derleyen. Daneçin. Koleksiyoncu.

Gleaning : Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Derlemek. Toplamak. Hasat sonrası kalan başakları toplamak. Başak toplama.

Gleans : Hasat döküntülerini toplamak. Başak toplamak. Göz atmak. Azar azar toplamak. Derlemek. Bağbozumu sonrası üzüm toplamak. Hasat sonrası kalan başakları toplamak. Toplamak. Hasattan sonra ekin toplamak. Hasattan sonra (tarladaki) ekinleri toplamak.

Gleamiest : Parlak. Işıl ışıl. Canlı. Pırıltılı. Parıl parıl. Gösterişli. Pırıl pırıl.

Gleamingly : Işık tutarak. Yanarak. Parlayarak. Parıl parıl. Yalap yalap.

 

Gleanings : Bilgi. Derleme. Toplama.

Gleamier : Işıl ışıl. Canlı. Gösterişli. Pırıl pırıl. Pırıltılı. Parlak. Parıl parıl.

İngilizce Glean Türkçe anlamı, Glean eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Piecemeal : Parça olarak. Bölük pörçük. Parça parça yapılmış. Kademeli. Aşama aşama. Yavaş yavaş. Parça parça. Parça parça yapılan. Bölüm bölüm.

Agglomerated : Yığmak. Yığılmak. Bir araya getirmek. Toplanmış. Toplanmak. Yığılmış.

One step at a time : Yavaş yavaş. Adım adım. Derece derece. Kademe kademe.

Dip : Banmak. Bandırmak. Batmak. Sahne prizi. (sıvı içine) batma. Daldırmak. Elini cebine atmak. Düşürmek. Elini atmak.

Glance at : Gözünün ucuyla bakmak. İma. Göz gezdirmek. Göz ucuyla bakmak.

Browse : Karıştırmak. (kitap) gözden geçirmek. Öylesine bakmak. Atlamak. Otlanmak. Gözle taramak. Yaprak yemek. Otlamak.

Accumulates : Birikmek. Yığmak. Toplanmak. Çoğalmak. Yığılmak. Biriktirmek.

Little by little : Kerte kerte. Dirhem dirhem. Ufak ufak. Adım adım. Yavaş yavaş. Az az. Damla damla. Tedricen.

Glean synonyms : add together, gleaned, patching up, cast a glance, by slow degrees, adding up, dips, flip through, aggregated, agglomerates, check on, harvest, codifies, codify, agglomerating, compiled, check up on, accumulating, agglomerate, by easy stages, add up, bit by bit, garner, by driblets, cut, blink at, aggregate, by inch, give an eye to, patch up, inchmeal, give the once over, collect.

Glean zıt anlamlı kelimeler, Glean kelime anlamı

 

Spread : Örtmek. Uzatma. Sirayet etmek (hastalık). Bölüştürmek. Kenara çekilmek. Sürüştürmek. Fark. Yayılış. Meydan almak. Ara.

Glean ingilizce tanımı, definition of Glean

Glean kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To gather stalks or ears of grain left by reapers. A collection made by gleaning. To gather after a reaper. Afterbirth. Cleaning. To collect in scattered or fragmentary parcels, as the grain left by a reaper, or grapes left after the gathering.