Glints türkçesi Glints nedir

Glints ingilizcede ne demek, Glints nerede nasıl kullanılır?

Glint : Işıltı. Parıldamak. Parıltı. Işıldamak. Parlamak. Kıvılcım saçmak. Pırıltı. Ani parlayan ışık. Fırlamak. Pırıldamak.

Glinted : Pırıltı. Fırlamak. Işıltı. Parlamak. Işıldamak. Parıldamak. Pırıldamak. Ani parlayan ışık. Kıvılcım saçmak. Parıltı.

Glinting : Parlamak. Işıldamak. Işıldama. Kıvılcım saçmak. Parlama.

Angling : Olta ile balık tutma. Balık avlama. Oltayla balık avlama.

Anglings : Oltayla balık avlama. Olta ile balık tutma. Balık avlama.

Bedraggling : Islatmak (etek). Çamurlamak. Islatmak.

Bespangling : Süslemek. Pullarla süslemek. Pullamak. Parıltılı şeylerle donatmak.

Beagling : Av köpeği kullanılarak avlanma (tavşan veya diğer küçük hayvanların avlanması).

Bungling : Bozan. Beceriksiz. Acemice iş gören.

Bunglingly : Beceriksiz bir şekilde. Bozarak.

İngilizce Glints Türkçe anlamı, Glints eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boom : Üzerine üst üste çeşitli ışıldaklar yerleştirilebilen direk. Güm etmek. Gümbürtü. Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlamak için kurulan düzenin ortaya çıkması sonucunda pay ve borç belgiti ederlerinin yükselmesini zorlama. İktisadi dalgalanmanın genişleme aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde artışın olduğu durum. krş. çöküntü. Artırmak. Işık direği. Gümbürdemek. Üzerine sırayla ve üst üste ışıldakların bağlandığı direk. bu direkler çoğu kez tiyatro sahnesinin yanlarındadır. Gelişmek.

 

Luminescence : Işıldanım. Radyasyonla bombardıman edilen bir cisimden, ısı olmaksızın ışık yayılması. Kimi özdeciklerin yüksek sıcaklık yerine ışınımlarla dövülmesinden kaynaklanan ışık akımı. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Luminesans. Işılışı. Işıma. Lüminesans. Parlaklık.

Glisters : (eski kullanım) parlak bir şekilde ışıldamak veya ışık saçmak.

Flaring : Göz kamaştırıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boru ağzını şişirme. Ağız genişletme (cam). Koni gibi açılma. Dışa doğru yayılan. Işıl ışıl. Gösterişli. Ağız açma.

Scintillates : Zekice konuşmak. Kıvılcımlar saçmak.

Break away : Kirişi kırmak. Kurtulmak. Sıvışmak. Kopmak. Ayrılmak. Kaçmak. Kaçıp kurtulmak.

Shimmer : Yumuşak ve titrek bir ışıkla parıldamak. Titrek ışık. Titrek ışıkla parıldamak. Balkımak. Aralık bileziği. Ayar pulu. Ayar sacı. Şim.

Beam : Gözleri parlamak. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlamak (yüzü). Yatay ağaç. Demet. Işık demeti. Yayın yapmak. Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu. Sinyal vermek. Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti.

 

Gleams : Yalkı. Parlaklaşmak. Işımak. Işın yaymak.

Glints synonyms : coruscates, adjust, scintillated, glared, sheen, brighten, luminance, flare, sparked, brightens, glitter, coruscation, sparkled, spark, bursts, sparkless, coruscated, glimmered, bicker, sheened, shining, bolt, burst, coruscate, glinted, seem, scintillate, brightness, iridescent, fibre, glistened, glance, blow up.

Glints zıt anlamlı kelimeler, Glints kelime anlamı

Tastefulness : Zariflik. Lezzetlilik. Zevklilik.

Softhearted : Merhametli. Müşfik. Yufka yürekli. Yumuşak kalpli.