Glomeruler filtration türkçesi Glomeruler filtration nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Glomeruler filtrasyon.
  • Böbreklerdeki ilaçların ve metabolitlerinin atılımının çok hızlı pasif difüzyonla gerçekleştirilen bir biçimi. molekül ağırlığı 6 000 daltona kadar olan maddelerin glomerul damarlarındaki büyük deliklerden süzülmesi.

Glomeruler filtration ingilizcede ne demek, Glomeruler filtration nerede nasıl kullanılır?

Filtration : Süzüm. Bir karışımım istenilmeyen birleşenlerini ayırma işlemi. Süzmek. Süzülme. Filtreleme. Süzme. Filtrasyon. Ekonomi, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sıvı veya gazı zar, kağıt veya kum gibi delikli bir maddeden geçirerek içindeki asılı durumda bulunan partikülleri ayırma işlemi, filtrasyon. sudaki katı taneciklerin delikli bir materyal, kum veya filtreden geçirilerek ayrılması işlemi. Sıvı içindeki katıları, içinden ancak sıvıların geçebildiği bir ortamda ya da gereçte ayırma.

Canonical filtration : Kanonik süzme.

Electroultrafiltration : Elektriksel yarıgeçirimle asıltı arıtmada, su emeciyle boşluk oluşturarak asıltıyı aynı zamanda süzüp arı ve derişik olarak elde etme işlemi. Elektriksel incesüzme.

Fat infiltration : Vücudun bilinen belli yerleri dışında yağın birikmesi veya infiltrasyonu hali. Yağ infiltrasyonu.

 

Gel filtration : Jel filtrasyonu. Büyüklüğe göre ayırıma dayalı kromatografik teknik. Sefadeks gibi moleküler elek üzerinde proteinleri büyüklüklerine göre ayırmada kullanılan bir kromotografi çeşiti. Jel filtrasyon.

İngilizce Glomeruler filtration Türkçe anlamı, Glomeruler filtration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glomeruler filtration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdomen : Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Abaksiyal.

 

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi.

Glomeruler filtration synonyms : abdominal ovariectomy, abdominal palpation, abamectin, a band, a c syndrom, a dna.