Glycogenesis türkçesi Glycogenesis nedir

  • Glikogenez.
  • Glikojen oluşumu ve depolanması.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Glikojen üretimi.
  • Kasta ve karaciğerde glikozdan glikojenin sentezlenmesi olayı.
  • Glikogenezis.
  • Monosakkaritlerden glikojen oluşumu.
  • Bir organizmada hayvansal nişasta oluşması.
  • Glikojenezi.
  • Glikojenez.
  • Glikojenesis.
  • Fazla miktarda glikojen depolanması şeklinde ortaya çıkan metabolik bir hastalık.

Glycogenesis ingilizcede ne demek, Glycogenesis nerede nasıl kullanılır?

Bovine generalized glycogenesis : Shorthorn ve brahman ırkı sığırlarda görülen, insanların pompe hastalığına benzeyen, 1, 4 glikozidaz enziminin yetersizliğine bağlı olarak oluşan bir çeşit glikojen depo hastalığı. kaslarda ve sinir sisteminde yaygın glikojen birikimiyle klinik olarak gelişme bozukluğu, eş güdüm bozukluğu, kaslarda güçsüzlük ve ayağa kalkamama biçimlenir. Sığırların generalize glikojenozis ıı hastalığı.

Glycogen granules : Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan besin maddelerinden olan, pas ve karmin boyasıyla tanınan inklüzyon biçimindeki karbonhidrat tanecikleri. elektron mikroskobunda glikojen ya alfa taneciklerin oluşturduğu kümeler veya beta taneciklerin oluşturduğu tek tek tanecikler biçiminde gözlemlenir. Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan, özel bir düzenleniş gösteren (alfa, beta, gama partikülleri) ve glikojen kapsayan granüller. Glikojen granülleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Glycogen phosphorylase : Glikojen molekülünün alfa-1-4-glikozidik bağlarını hidrolize eden ve glikoz-1-fosfat oluşturan enzim. glikojen metabolizmasının düzenleyici enzimlerinden biri. Glikojen fosforilaz.

Glycogen storage disease : Glikojen depo hastalığı. Glikojen metabolizmasında veya taşınmasında rol oynayan enzimlerin doğuştan yetersizliği veya yapısal bozukluğu sonucu ortaya çıkan bir grup kalıtsal hastalık, glikojenozis.

Glycogen synthetase : Glikojen çekirdeğine glikozidik bağla glikoz moleküllerini ekleyen enzim. glikojen metabolizmasının düzenleyici enzimlerinden biri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikojen sentetaz. Büyüyen glikojen zincirine glikoz eklenmesini katalizleyen enzim.

Glycogen : Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri. omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, glikoz fosfata parçalanarak kullanılacağı yerlere sevk edilen bir depo maddesi. Glükojen. Hayvan dokularında bulunan dekstroza dönüştürülebilen nişastaya benzeyen madde. Hayvansal nişasta. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikoz moleküllerinin alfa glikozitik bağlarla bağlanmasıyla hayvanların karaciğerinde oluşan, organizma gereksinim duydukça hazır enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere glikoza parçalanan, aynı zamanda hayvansal nişasta olarak da adlandırılan bir polisakkarit. Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, gereğinde glikoz-1-fosfat'a parçalanarak kullanılacağı yere sevk edilen, glikoz moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit zinciri. Glikojen.

 

Glycogens : Glükojen. Glikojen.

Glycogenic amino acids : Glikojenik amino asitler. Piruvik asit veya sitrik asit döngüsü ara metabolitlerine dönüşebilen karbon iskeletine sahip dolayısıyla glikoz ve glikojen üretiminde kullanılan amino asitler, glikoplastik amino asitler.

Glycogenosis : Glikojenoz. Glikojen depo hastalığı. Glikojenozis. Glikojenoliz.

Glycogenase : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karaciğerde glikojen sentezini katalizleyen glikojen sentetaz ve glikoz 1-fosfat uridiltransferaz enzimi için kullanılan genel ad. Glikojenaz. Karaciğerde glikojen üretimini katalizleyen glikojen sentetaz ve glikoz-1-fosfat uridiltransferaz enzimi için kullanılan genel ad.

İngilizce Glycogenesis Türkçe anlamı, Glycogenesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glycogenesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conversion : Tahvil. Bir konutun, çok sayıda ev halkının yararlanabileceği konut birimlerine ya da bir yapının kullanım biçiminin başka kullanım biçimlerine dönüştürülmesi. Çevirme. Değiştirme. Dönüşme. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çekirdek tepkime kabında, bir gereci bölünebilir özdek durumuna getirme süreci. örn. th232'nin u233'e çevrilmesi. *. Dönüşüm. Sayı yapma. Bir özdeğin kèndi eşizine dönüştürülmesi. örn. iki şekerden dekstrozun levüloza dönüştürülmesi.

Changeover : Büyük değişiklik. Konum değiştirmek. Değiştirme. Devralma. Geçiş (bir uygulamadan başka bir uygulamaya). Köklü değişim. Aktarma. Kale değişimi. Geçiş. Yöntem değiştirme.

Transition : Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay; geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur. Geçme. Hal değişikliği. Bir durum, evre ya da biçimden ötekine niteliksel değişim. Geçiş. Çeşitli etkenler yüzünden, dizgenin bir nicem durusundan başka bir nicem durusuna atlaması. Hakkın bir kişiden başkasına geçmesi. Bağlantı. Değişme. Dönüşüm.

Glycogenesis synonyms : biological process, organic process, glycogeny.