Go on the road türkçesi Go on the road nedir

  • Turneye çıkmak.
  • Tiyatro topluluğu turneye çıkmak.

Go on the road ingilizcede ne demek, Go on the road nerede nasıl kullanılır?

Go : İlerlemek. Hareket etmek. İş görmek. Başlamak. Tükenmek. İddiaya girmek. İşlemek. Girmek. Deneme. Yok olmak.

On : Makbul. Üzerinde. Giyilmiş. Esnasında. Hazır. Olmakta olan. De. Üstünde. Çakırkeyif.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Road : İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Uyulan sistem. Cadde. Kara yolu. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Uyulan ilke. Şose. Yol. Demiryolu (amerikan ingilizcesi). Maden geçidi.

Go on the dole : İşsizlik parası almak. İşsizlik yardımı almak. İşsizlik tazminatı almak. İşsizlik parası alıyor olmak. İşsizlik sigortasından para almak.

Go on the razzle dazzle : Alem yapmak. Cümbüş yapmak.

Go on the stage : Tiyatrocu olmak. Oyuncu olmak. Tiyatro oyuncusu olmak. Aktör olmak. Tiyatro hayatına atılmak.

 

Go on the rampage : Dağıtmak. Kıyameti koparmak. Tepesi atmak. Azmak. Çığırından çıkmak. Siniri tepesinde olmak. Cinleri tepesine çıkmak. Cinleri tepesinde olmak. Zıvanadan çıkmak. Kasıp kavurmak.

Go on the pill : Doğum kontrol hapı almak.

İngilizce Go on the road Türkçe anlamı, Go on the road eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go on the road ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tours : Gezmek. Tur yapmak.

Circuiting : Dolaşmak. Etrafında dönmek. Devretmek.

Circuit : Çıngı devresi. Tur. Dolambaçlı yol. Tur atmak. Turne. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi. Ziyaret. Dolaşmak. Gezici dava vekili. Ring seferi.

Tour : Seyahat. Dolaşmak. Tur. Gezmek. Dönü. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Nöbet. Bir tiyatro topluluğunun bir yerden başka bir yere giderek ve dolaşarak oyunlar oynaması. Dolaşı.

Circuited : Etrafında dönmek. Dolaşmak. Devretmek.

Play : Tutmak ( ye). Numarası yapmak. Oyun. Canlandırmak (tiyatro terimi). Oynamak. Kımıldanmak. Rol almak. Çalmak. Oynatmak.

Plays : Tutmak ( ye). Oynaşmak. Hareket etmek. Rol almak. Çalmak (müzik terimi). Oynamak. Oyunlar. Kımıldamak. Bahis yapmak. Canlandırmak (tiyatro terimi).

Toured : Gezmek. Tur yapmak. Devir. Dolaşmak. Tur. Seyahat. Nöbet. Gezinti. Gezi.

Played : Tutmak ( ye). Rol almak. Kımıldamak. Numarası yapmak. Oynaşmak. Çalmak (müzik terimi). Hareket etmek. Canlandırmak (tiyatro terimi). Tutmak. Oynamak.

Go on the road synonyms : go on tour.