Goaf türkçesi Goaf nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • (madencilik) mineralin kısmen veya tamamen çıkarılmış maden bölümü.
  • Eski üretim alanı.
  • Kuru ot.
  • Ot yığını.
  • Saman yığını.

Goaf ingilizcede ne demek, Goaf nerede nasıl kullanılır?

Goa : Hindistan'ın batı kıyısında bulunan il.

Goad : Teşvik. Galeyana getirmek. Kışkırtmak. Kışkırtıcı şey. Üvendire ile dürtmek. Nodullamak. Rahatsız etmek. Gönder. Teşvik etmek. Dürtmek.

Goad into : Kışkırtmak. -e kışkırtmak. Dolduruşa getirmek.

Goaded : Kışkırtmak. Dürtmek. Teşvik edilmiş. Rahatsız etmek. Teşvik etmek.

Goading : Teşvik etme. Dürtme. Teşvik etmek.

Goads : Rahatsız etmek. Gönder. Üvendire ile dürtmek. Kışkırtmak. Galeyana getirmek. Nodullamak. Teşvik. Teşvik etmek. İtmek. Dürtmek.

Goal area : Kale sahası. Kale alanı. Hem kalecinin özel koruma hakkını hem de kale vuruşu için topun yerleştirileceği yeri gösteren; kale direklerinin 5,50 m. dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 18,32 m. lik bir başka çizgiyle sınırlandırılmış alan. Kale önü.

Goal : Hedef. Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,32 m. uzunluğundaki yatay bir direkle sınırlanmış, arka ve yan yüzeyleri ağla kapatılmış oylum. Sayı. Gol. Erek. Hapishane. Amaç. Kale. Murat.

 

Goal posts : Kale direkleri.

Goal line : Kale doğrultusunda iki yana uzanan ve oyun alanını dipten sınırlayan çizgi. Gol çizgisi. Kale çizgisi.

İngilizce Goaf Türkçe anlamı, Goaf eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goaf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Content : Hazır. Tatmin etmek. Doyurmak. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mutlu. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Lehte oy kullananlar. Anlam yükü. Esas. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu.

Advance heading : Ayak kılavuzu.

Target : Kılıçoyunu yarışmaları yönetmeliğinde her savut için yeri ve sınırları belirtilmiş olan, dürtüş ya da vuruşların geçerli sayıldığı vücut bölgesi. Hedeflemek. Amaç. Amaçlamak. Hedef. Hedef göstermek. Sayılan bölge. Nişan. Dövümlük. Bir x ışını tüpünün, elektronik odak noktası taşıyan anot bölümü.

Mows : Biçmek. Samanlık. Ekin yığını. Tınaz. Biçmek (çim veya ot).

Haycock : Tarlaya yığılmış ot yığını. Tınaz.

 

Intention : Bir olgu, kavram ya da anlatımın anlamsal içerimi. Niyet. Tasarı. Gaye. İçlem. Plan. Erek. Bir gözlem ya da ölçümde varılmak istenen bilgi ya da bir araştırma sürecinde güdülen amaç. Hedef.

Additional support : Ek destek.

Mow : Samanlık. Biçmek (çim veya ot). Ekin yığını. Tınaz. Biçmek.

Acidization : Asidizasyon. Asitleşme. Asitleştirme. Ekşitleme.

Goaf synonyms : medal play, mental object, stroke play, cognitive content, clock golf, round of golf, plan of action, outdoor game, golf game, professional golf, no goal, end all, match play, goaves, aim, accident frequency, foddered, destination, intent, bourne, rick, design, haystack, ricks, hayed, acid proof, haystacks, cocks, adit, objective, terminus, round, abandon.

Goaf zıt anlamlı kelimeler, Goaf kelime anlamı

Keep : Yönelmek. Bakmak. Kayıt tutmak. Yiyecek. Yerine getirmek. İç kale. Geçim. Kale. İlerlemek. İşletmek (otel vb).

Discourage : Engellemek. Hayal kırıklığına uğratmak. Cesaretini kırmak. Mücadele gücünü kırmak. Gözünü korkutmak. Önlemek. Vazgeçirmek. Korkutmak. Cesaret kırmak. Yıldırmak.

Goaf ingilizce tanımı, definition of Goaf

Goaf kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The waste left in old workings. That part of a mine from which the mineral has been partially or wholly removed. Called also gob .