Good for türkçesi Good for nedir

  • -e yarar.

Good for ile ilgili cümleler

English: Ali is too good for you.
Turkish: Ali seni için çok iyi.

English: Ali is no good for you.
Turkish: Ali sizin için iyi değil.

English: A day on the road is good for you.
Turkish: Yol üzerinde bir gün senin için iyidir.

English: Ali and Mary are good for each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine karşı iyiler.

English: Ali is too good for Mary.
Turkish: Ali Mary için çok fazla iyi.

Good for ingilizcede ne demek, Good for nerede nasıl kullanılır?

Good : İyilik. Emin. Menfaat. Hayırlı. Sağlığa yararlı. Uslu. Çıkar. İyi. Doğruluk. Sağlamlaştırmak.

For : Süresince. Yerine. Şerefine. Yönünden. Diye. Çünkü. Zarfında. -dır. -e göre. Yüzünden.

Good for nothing : Beş para etmez. Hayırsız. Hiçbir işe yaramaz. Bir işe yaramaz. Boktan. Faydasız. Mendebur. İşe yaramaz. Yaramaz. İşe yarama.

Good fortune : Bahtiyarlık. İyi talih. Baht. Talih. Ongunluk. Şans.

Be good for : Yaramak (bir işe). Yaramak. Dayanmak (belirli bir süre için). İyi gelmek.

By good fortune : Rastlantı eseri. Şans eseri. Tesadüfen.

In good form : İyi bir durumda. İyi bir halde. İyi bir biçimde. Keyfi yerinde. Kabul edilebilir bir durumda. İyi halde.