Goodlier türkçesi Goodlier nedir

Goodlier ingilizcede ne demek, Goodlier nerede nasıl kullanılır?

Goodliest : Epey büyük (bir miktar). Dolgun. Epeyce. Hoş görünüşlü. Çok hoş. Güzel.

Goodliness : İyilik. İyi huyluluk.

Goodly : Epeyce. Güzel. Epey büyük (bir miktar). Yakışıklı. Debdebeli. Dolgun. Hoş görünüşlü. Çok hoş.

Good afternoon : İyi akşamlar. Tünaydın.

Good agriculture practices : İyi tarım uygulamaları. Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır.

Good appetite : Afiyet olsun.

Good bye : Veda. Güle güle. Görüşürüz!. Elveda. Hoşça kal. Güle güle!. Hoşçakal.

Good day : Hoşçakal. İyi çalışmalar. Güle güle. Allahaısmarladık. İyi günler. Hoşça kal. Görüşürüz. Merhaba.

Good buy : Karlı alışveriş. Kazançlı alışveriş. Kelepir.

 

Good copy : İlginç haber.

İngilizce Goodlier Türkçe anlamı, Goodlier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goodlier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Respectably : Derli toplu bir şekilde. Temiz bir şekilde. Saygıdeğer bir biçimde.

Reasonably : Oldukça. Makulen. Kararınca. Akla uygun şekilde. Makul surette. Akla yatkın olarak. Mantıklı olarak. Orta derecede. Akla uygun biçimde. Epey.

Very nice : Şiir gibi. Ballı.

Notably : Göze çarpar biçimde. Başta olmak üzere. Epey. Dikkat çekecek derecede. Bilhassa. Başta ... olmak üzere. Apaçık. Vurgulanmış bir biçimde. Bir hayli.

Personable : Candan. Yakışıklı. Hoş. Cana yakın. Çekici.

Attractive : Cazibeli. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvete ilişkin. İlginç. Alımlı. Havalı. Göz alıcı. İlgi çekici. Sempatik. Cazip.

Chubbier : Dobişko. Tombiş. Hantal. Tombul. Ablak. İri göğüslü veya dolgun veya balıketinde veya tombul (kadın). Şişko.

Fairly : Epey. Uygunca. Yansızca. Dürüstçe. Safça. Büsbütün. Adilce. İyice. Adilane.

Beauteous : Dilber.

Helper : Yamak. Asistan. Uşak. Usta yardımcısı. Çırak. Muavin. Çantacı. Hizmetçi. Yardımcı. Yardımcı eleman.

Goodlier synonyms : fatter, fattest, boldface, boldfaces, bonnier, just about, quite a bit, chubby, quite, benefactor, bonniest, beauty, beautiful, carnous, improver, belles, sightly, quite a few, bonny, lined, waterman, bonnie, beauty queen, engagingly, boater, filled, rather, bona, goodish, stunning, considerably, buxom, gondoliere.