Gouging türkçesi Gouging nedir

Gouging ile ilgili cümleler

English: Are you accusing us of price gouging?
Turkish: Bizi fahiş fiyat uygulamasıyla mı suçluyorsun?

Gouging ingilizcede ne demek, Gouging nerede nasıl kullanılır?

Gouge : Heykeltıraş kalemi. Oyma kalemi. Şantajla para almak. Oyma keskisi. Küçük orak. Ucu kıvrık bıçak. İskarpela. Aldatmak. Oluk. Oyuk.

Gouge forceps : Kerpeten biçiminde kuvvetli, ağız kenarları keskin, kırılmış kemik uçlarındaki sivrilikleri kesip düzeltmeye yarayan aygıt. Guj pensi.

Gouge out : Oyup çıkarmak. Oymak.

Gouged : Kesilmiş. Kafese girmiş. Oyuk. Dolandırılmış. Keski ile yontulmuş. Oyulmuş. Zorla çekip çıkarılmış. Kazarak ortaya çıkarılmış. Oyma ile süslenmiş.

Gouger : Dolandırıcı. Heykeltıraş. Oymacı. Sahtekar. Hain. Oyma kalemiyle kesen ve şekillendiren kimse. Tokatçı.

Gouache : Zamklı suluboya. Guaş boya. Guaj. Guvaş. Guaş resim.

Gougers : Tokatçı. Sahtekar. Heykeltıraş. Oymacı. Hain. Oyma kalemiyle kesen ve şekillendiren kimse. Dolandırıcı.

Pressure gouge : Akışkanlıkların basıncını ölçen aygıt. Basınçölçer.

Gouges : Para sızdırmak. Şantajla para almak. Oymak. Kazıklamak.

 

Goudron : Katran.

İngilizce Gouging Türkçe anlamı, Gouging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gouging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confidence trick : Dolandırıcılık.

Straggle : Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak. Dağılarak gitmek. Sürüden ayrılmak. Sürüden ayrılıp gitmek. Doğru yoldan sapmak. Düzensiz bir biçimde yayılmak. Dağılmak. Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde). Yoldan sapmak. Konudan sapmak.

Accumulation : Birikinti. Yığılma. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Yığın. Birikme. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Birikim.

Glyph : Oyma kabartmalı şekil. Glif. Kabartma. Oyuk şeklinde yiv. Dik oluk.

Grift : Dolandırıcılık. Sahtekarlık.

Assemblage : Meclis. Topluluk. Kalabalık. Montaj. Bir araya toplama. Bir araya toplanma. Küme. Toplanma. Birleştirme. Toplantı.

Actinoid : Atom numaraları 89'dan 103'e kadar olan radyoaktif kimyasal elementleri dizisinden herhangi biri. Yıldız biçimli. Yıldız şekilli. Aktinitler. Yıldız şeklinde olan.

Hospice : Rahiplerin işlettiği misafirhane. Rahiplerin hacılar ve seyyahları misafir ettikleri yurt. Özellikle rahipler veya rahibeler tarafından idare edilen misafirhane veya yurt. Genellikle kür şansı bulunmayan hastalar için yapılan bakım ünitesi. Düşkünlerevi. Ölümcül hastaların ölene kadar bakıldığı bakımevi. Düşkünler evi. Tedavisi olanaksız hastalar hastanesi. İmarethane. Darülaceze.

 

Glyphs : Oyma kabartmalı şekil. Kabartma. Glif. Oyuk şeklinde yiv. Dik oluk.

Exsection : Kesme. Kesip alma. Atma. Kesip atma. Kesip çıkartma. Kesmek suretiyle alma.

Gouging synonyms : lanthanoid, tract housing, abstract entity, living quarters, rare earth element, living accommodations, biological group, lanthanon, manufactured home, ethnos, pied a terre, biotic community, varna, cavitations, human race, sainthood, duperies, dwelling, cloud, channelisation, defrauds, citizenry, scam, apartment, edition, actinon, etching, scheme, guile, actinide, dwelling house, block, electron shell.

Gouging zıt anlamlı kelimeler, Gouging kelime anlamı

Contentment : Razı olma. Hoşnutluk. Gönül ferahlığı. Gönül hoşluğu. İktifa. Ferah. Ferahlık. Gönül rahatlığı. Memnuniyet. Kanaat.

Disembarkation : Karaya çıkarma. Boşaltım. Tahliye. Boşaltma. Karaya çıkma. Yerel boşaltma.

Appearance : Belirme. Görünüş. Zuhur. Kılık kıyafet. Göze görünme. Dışyüz. Görünme. Ortaya çıkma. Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Olay.