Governance türkçesi Governance nedir

Governance ingilizcede ne demek, Governance nerede nasıl kullanılır?

Governability : Düzenlenebilme olanağı. Yönetilebilirlik. Hükmedebilirlik. Kontrol edilebilme olanağı. Yönetilebilme olanağı.

Governable : İdare edilebilir. İdare olunabilir. Ayar edilebilir.

Governableness : İdare edilebilirlik. Yönetilebilir olma niteliği.

Ungovernability : İdare edilemezlik. Yönetemezlik. Tönetilmezlik. Yönetilme veya kontrol edilme için acizlik veya yetersizlik.

Ungovernable : Kontrol edilemez. Başa çıkılmaz. Asi. Yönetilemez. Zaptedilemez. Zaptolunamaz. Yönetilmez. Frenlenemez. Önüne geçilemez. Zapt edilemez.

Govern : İdare etmek. Zaptetmek. Kontrol etmek. Mürebbiyelik yapmak. Yönetmek. Çevirmek. Hükmetmek. Frenlemek. Almak (dilbilgisi terimi). Etkilemek.

Governess : Mürebbiye.

Ungovernably : Kontrol edilemez bir şekilde. Yönetilemez bir şekilde.

Governer : Düzenleyici. Akım, gerilim, salınım, hız, güç, basınç vb. bir çalışma öğesini belirli düzeyde tutabilen ya da belirli bir kurala göre değiştirebilen aygıt.

Governing council of faculty : Dekanın başkanlığında, öğretim görevi başında bulunan bir önceki dekanla, dekan yardımcılarından, fakülte kurulunca üç yıl için seçilecek üç profesör ve iki doçent ile bir asistan temsilcisinden oluşan, tüzük ve yönetmelik hükümlerinin ve fakülte kurulu kararlarının yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri almakla görevli kurul. Fakülte yönetim kurulu.

 

İngilizce Governance Türkçe anlamı, Governance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Governance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Body : Grup. Zümre. Cüsse. Vücut. Birlik. Beden. Yığın. Yoğunluk. Esas. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.

Dept : Resmi büro. Bölüm. Department (bölüm). Daire. Departman. Alan. Bölge. Çevre.

Directorships : Müdürlük makamı. Direktörlük. Amirlik. Yönetim. Müdüriyet. Müdürlük.

Direction : Oyun düzeni. Tembih. Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Yönetim. Doğrultu. Yönetme. Yön. Talimat.

Regime : Yönetim. Yönetme. Hükümet şekli. Düzen. Sistem. Nizam. Akım düzeni. Düzenleme içimi. Rejim. Usul.

Management : Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme. Ocak yönetimi. İşletme. Usul. Yöneticilik. Yönetim kurulu. Müdürlük. Yönetim. Bilgisayar, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.

Government : Siyaset bilimi. Hükümet. Yönetim. Yönetme. Siyasal bilgiler. Devlet işlerini yürütmekle görevli kuruluşlar ve kişiler. Hüküm. Devlet yönetimi. Yönetim biçimi.

 

Dispensations : Tertip. Bölme. Vazgeçme. Dağıtım. Kader. Hariç tutma. Bağışıklık. Yazgı. Muafiyet. Dönem (bir dinin etkili olduğu).

Administrations : İdarecilik. Bakanlar kurulu. Yerine getirme. Ettirme. Yönetim. Uygulama. Hükümet (amerikan ingilizcesi).

Legislating : Kanun yapmak. Yasallaştırma. Yasamak. Yasallaştırmak. Kanunlaştırma.

Governance synonyms : trust busting, government officials, power structure, planning board, government activity, disposal, top brass, chancelleries, austerity, pecking order, organisation, lawmaking, directorship, social control, administration, governing, judiciary, legislation, hierarchy, bench, executive, admin, brass, conns, misrule, county council, organization, establishment, austerities, authorities, misgovernment, conn, chancellery.

Governance ingilizce tanımı, definition of Governance

Governance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Control. Exercise of authority. Arrangement. Government.