Granted türkçesi Granted nedir
- Diyelim ki.
- İzin verildi.
- Verildi.
- Varsayarsak.
- Cevaben evet.
- Evet doğru kabul ediyorum.
- İmtiyazlı.
Granted ile ilgili cümleler
English: Ali seems to take it for granted that he'll get the job.
Turkish: Ali işi alacağına kesin gözüyle bakıyor gibi görünüyor.
English: Ali has granted me an interview.
Turkish: Ali bana bir röportaj verdi.
English: He took it for granted that she was happy.
Turkish: Onun mutlu olduğuna kesin gözüyle bakıyordu.
English: He took it for granted that I knew the answer.
Turkish: Cevabı bildiğime kesin gözüyle bakıyordu.
English: Ali took it for granted that Mary already knew what had happened.
Turkish: Ali Mary'nin ne olduğunu zaten bildiğini varsayıyordu.
Granted ingilizcede ne demek, Granted nerede nasıl kullanılır?
Granted access rights : İzinli erişim hakları. Onaylanmış erişim hakları.
Was granted permission : İzin verildi. Yetki aldı. Yetkilendirildi.
Take for granted : Cepte görmek. Kanıksamak. Çantada keklik saymak. Oldu bil. Doğal karşılamak. İtirazsız kabul etmek. Bir şeyin olması gerektiği gibi olduğunu düşünmek. Düzenlenmiş saymak.
Take it for granted : Bir şeye kesin gözüyle bakmak. Bir şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek.
Taken for granted : Bağış için almak. Çantada keklik. Çantada keklik görülmek. Hafife alınan.
Granters : Devreden. Veren kimse. Bağış yapan kimse. Fariğ. Bağış yapan. Veren. Temlik eden. Miras bırakan kimse.
Ungranted : Verilmemiş. Yerine getirilmemiş. Müsade edilmemiş. İzin verilmemiş. Karşılanmamış.
Flagrante delicto : (latince) suç üstü. Suçüstü. Suç işlerken. Cürmümeşhut. Bir suçun tam ortasında.
Flagrante : Flagrante delicto teriminden (suç üstü, işlenen fiilin veya suçun henüz başında).
In flagrante delicto : Cürmü meşhut halinde. İş üstünde. Bir suçun işlendiği anda. Eylem halinde. Bir suç işlenirken. Suçüstü.
İngilizce Granted Türkçe anlamı, Granted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Granted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Preferred : Öncelikli. İstenen. Tercihli. Tercih edilen. Rüçhanlı. Ayrıcalıklı. Tercih edilmiş. Gözde. Tercih nedeni.
Let us say : Farz edelim ki. Varsayalım ki.
Licenced : Ehliyetli. Lisansı. Lisanslı. İzinli. Ruhsatı olan (ayrıca licensed). Vesikalı. Yetkili. Ruhsatlı.
Preferential : Ayrıcalıklı. Öncelikli. Tercih hakkı olan. Tercih hakkına sahip olan. Tercihli. Tercih gösteren.
Allowed : Yetkili. İzinli. İzin verilmiş. İzin verilen.
Given : Tarihli ve onaylı. Bilinen. Doğuştan olan. Verilen. Belirlenmiş. Bakılırsa. Düşkün. Eğilimli. Göz önünde tutulursa. Belirli.
Licensed : Lisanslı. Lisansı. Vesikalı. Yetkili. Ehliyetli. Ruhsatlı. İzinli.
Let us suppose : Farz edelim ki. - olduğunu kabul edeceğiz. Varsayalım ki.
Privileged : Muaf. Öncelikli. Seçkin. Şereflendirilmiş. Mümtaz. Ayrıcalıklı. İltimaslı. Nasipli. Ayrıcalık tanınmış.
Exported : İhraç etmek. Dışarıya satmak.
Granted synonyms : concessional, supposing, supposing that, was granted permission, acknowledged, given that, concessionary.
Granted zıt anlamlı kelimeler, Granted kelime anlamı
Unacknowledged : Onaylanmamış. Kaynağı belirtilmemiş. Cevaplanmamış. Kabul edilmemiş. Cevap verilmemiş.

Bu kısımda Granted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Granted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Granted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Granted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.