Granules türkçesi Granules nedir

Granules ingilizcede ne demek, Granules nerede nasıl kullanılır?

Bollingers granules : Bollinger granülleri. Bollinger cisimciği.

Cortical granules : Yumurtada plazma zarının hemen alanda bulunan, yumurtaya sperm girişinden sonra oluşan ve diğer spermlerin girişini engelleyen granüller. Kortikal granulier.

Glycogen granules : Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan besin maddelerinden olan, pas ve karmin boyasıyla tanınan inklüzyon biçimindeki karbonhidrat tanecikleri. elektron mikroskobunda glikojen ya alfa taneciklerin oluşturduğu kümeler veya beta taneciklerin oluşturduğu tek tek tanecikler biçiminde gözlemlenir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikojen granülleri. Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan, özel bir düzenleniş gösteren (alfa, beta, gama partikülleri) ve glikojen kapsayan granüller.

Nissl granules : Nissl granülleri. Nissl cisimciği. Nissl cisimcikleri.

Secretion granules : Salgı granülleri. Işık mikroskobu ile tanecikler halinde görülen, salgı yapan hücrelerin sitoplazmasında bir zarla çevrili salgı maddesi. sekresyon granülleri.

Granule feed : Çapı 150-1200 mikron arasında olan karma yemler. Granül yem.

Volutin granule : Prokaryotlarda bulunan, metakromasi özelliğine sahip bir polimetafosfat depo granülü. Volutin granülü.

 

Granule : Küçük tanecik. Yuvarlak biçimde hazırlanmış, ağız yoluyla kullanılabilen ağırlığı 50 mg’a kadar olan yumuşak kıvamda ilaç biçimi. Zerre. Boyu 2-4 mm. olan yuvarlak kum. Yığın özellikleri akışkanlarınkine benzeyen küçük katı parçacıklar. Tanecik. Küçük yuvarlak ya da oval herhangi bir yapı. özellikle sitoplazmadaki lipit, protein granülleri, ribozom granülleri, polenin ekzini üzerindeki yuvarlak çıkıntılar gibi. Tane. Biyoloji, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ufak tane, tanecik, partikül.

Basal granule : Bazı bir hücreli kamçılı hayvanlarda kamçının kaidesindeki bazal cisimcik. blefaroplast, bazal granül. Dip taneciği.

Fat granule cells : Mikrogliya. Yağ granülü hücreler.

İngilizce Granules Türkçe anlamı, Granules eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Granules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Granular : Tanesel. Taneye ilişkin. Pürüzlü. Tanecikli. Taneciklerle yapılı. Taneli. Tanemsi.

Corpuscles : Kürecik. Kan yuvarı. [#parça Parçacık]. Kan hücresi.

Aughts : Nesne. Hiçbir şekilde. Sıfır. Şey. Hiç.

Glimmer : Işık vermek. Seziş. Zayıf bir şekilde parlamak. Işık vermek (hafif). Hafif pırıltı. Hafif ışık. Mika. Azıcık miktar. Parıltı.

Harsh : Sert. Dağlı. Huysuz. Kulakları tırmalayan. Haşin. (söz) acı. Şiddetli. Kaba. Ağır. Acımasız.

Micelles : Mişel. İyon kümesi. Misel (kimya terimi). Çoğuzlu moleküller kümesi. Misel. Yükün öbeği.

Atomies : Atom. Çok küçük madde. Küçücük şey. İskelet.

Farinaceous : Nişastaya benzer. Nişasta gibi. Nişastalı. Unlu. Un gibi.

 

Coarse : Kalın. Kaba saba. Terbiyesiz. Adi. İri taneli. İşlenmemiş. Yontulmamış. İnce olmayan. Kaba. Kalitesiz.

Granules synonyms : particule, flake, chondrule, grain, corpuscle, crumb, glimmered, partide, micelle, crumbing, crumbed, flakes, gr, motes, granulose, plastid, glimmers, atom, corpuscule, granulous, mote, grains, coarse grained, ace, particle, gritty, atoms, mealy, aught, atomy, granule, grainy, particles.

Granules zıt anlamlı kelimeler, Granules kelime anlamı

Fine : İnce. Trafik cezası kesmek. Ağır para cezası. Para cezası vermek. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. İyi. Cezalandırmak. Para cezasına çarptırmak. Para cezası.

Granules antonyms : achondritic.