Particule türkçesi Particule nedir

Particule ingilizcede ne demek, Particule nerede nasıl kullanılır?

Particular : Farklı. Belli. Diğerlerinden farklı. Detaylı. Ayrıntı. Ayrıntılı. Madde. Olağandışı. Tek. Özellik.

Particular average : Özel deniz dokuncası. Hususi avarya. Küçük avarya. Küçük deniz yitircesi. Yolculuğun normal sonucu olmayan hasar veya zarar. Müşterek avaryadan olmayan zarar ziyan. Büyük deniz kıranları sayılmayan, yolculuğun belirli zorluk ve sıkıntıları arasına girmeyen yitirce giderleri (yüke ilişkin olanı malın iyesi, gemiye ilişkin olanı gemi iyesince ödenir). Özel küçük avarya. Özel avarya.

Particular case : Özel durum.

Particular integral : Özel tümlev. Özel integral.

Particular solution : Özel çözüm.

Particularism : Tikelcilik. Belirli bir topluluğa bağlılık.

Particularist : Tikelci. Partikülarist.

Particular to : -e özgü.

Particularity : Tikellik. Tamlık. Bir önermede yüklemin özneyi oluşturan öğelerden kimilerine yüklenebilmesi ya da bir nedensel ilişkinin konusunu oluşturan birimlerden kimileri için geçerli olması, bk. tümellik. Eksiksizlik. Titizlik. Seçicilik. Husus. Özellik.

Particularise : Ayırmak. Ayrıntıları ile belirtmek.

İngilizce Particule Türkçe anlamı, Particule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Particule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Paper : Duvar kağıdıyla kaplamak. Zımparayla düzeltmek. Zımparalamak. Üzerine kağıt kaplamak. Kağıt üzerinde kalan. Yazı. Gazete. Kağıtlamak. Kağıt.

Newspaper column : Gazete sütunu.

Reprint : Yeni baskı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeniden basılma. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrıbasım. Yeniden baskı. Tekrar basım. Tekrar basmak. Yeniden basmak. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça.

Offprint : Ayrı baskı. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrıbasım.

Flake : Tane. Tane tane yağmak. Pul pul olmak. İnce parça. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler. Kar taneciği. Kuşbaşı parça. Lapa lapa yağmak. Balık pulu.

Feature article : Ana makale. Baş makale. Özel veya önemli makale (bir gazete veya dergide).

Specific : Spesifik. Özel ilaç. Kendine özgü. Muayyen. Kesin. Özgü. Açık. Özdeşleşmiş. Belirli. Özel.

Column : Kolon. Köşe yazısı. Kol. Basamak (matematik terimi). Basamak. Direk. Köşe. Kuyruk. Destek. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru.

 

Piece : Eklemek. Kalıp. Yamamak. Parçalarını eklemek. Pare. Parça. Kısa yazı. Birleştirmek. Yamalamak. Parça koymak.

Peculiar : Özel mülk. Olağandışı. Zati. Mahsus. Tuhaf. Özel. Ayrıcalık. Özgün. Has. Hususi.

Particule synonyms : news article, nonfictional prose, news story, think piece, editorial, micelles, nonfiction, grains, gr, particle, corpuscle, mote, flakes, granules, special, newspaper article, separate, granule, micelle, magazine article, feature, particles, partide, grain, motes.

Particule zıt anlamlı kelimeler, Particule kelime anlamı

Nonspecific : Nonspesifik. Tanımlanmamış. Özel olmayan.

General : Şef. Yaygın. Tarikat lideri. General. Paşa. Umum. Genel. Genel mahiyette. Baş.