Graperies türkçesi Graperies nedir
- Üzüm bağı.
- Üzüm yetiştirmek için kullanılan yapı veya kapalı arazi.
- Bağ.
Graperies ingilizcede ne demek, Graperies nerede nasıl kullanılır?
Grapery : Üzüm yetiştirmek için kullanılan yapı veya kapalı arazi. Üzüm bağı. Bağcılık. Üzümcülük. Bağ.
Grape berry moth : Salkım güvesi. Tırtıl çağında, çiçek tomurcuklarını, korukları ve olgun salkımları yiyerek, bağlara büyük zarar veren küçük kelebek; balgam.
Grape fruit : Greyfurt. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, ülkemizin akdeniz kıyılarında meyveleri için kültürü yapıları, her dem yeşil bir bitki.
Grape hyacinth : Salkımlı sümbül. Türk sümbülü.
Grape juice : Şıra. Üzüm suyu.
Stuffed grape leaves : Yaprak sarma. Yaprak sarması. Yaprak dolması.
Sour grape : Elde edilemediği için hor görülen şey (ezop'un the fox and the grapes {tilki ve üzümler} adlı masalından). Henüz olgunlaşmamış üzüm. Koruk. Kedi uzanamadığı ciğere murdar der. Ekşi üzüm.
Grape : Asma. Peşrev. Üzüm. Atın diz içindeki yara. Sığır veremi. Salkım. Asmagiller (vitaceae) familyasından, yaprakları elsi, bakka tipi meyveleri olan ve meyveleri için kültürü yapılan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler. Misket. Üzüm tanesi.
Bullace grape : Çakal eriği.
Grape oil : Üzüm yağı. Üzüm bitkisinin çekirdeklerinden elde edilen, doymamış yağ asitlerince zengin, güçlü antioksidan etkili maddeler içeren yağ.
İngilizce Graperies Türkçe anlamı, Graperies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Graperies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alliance : Birleşme. Akrabalık. Uyuşma. Pakt. Sosyal birlik. Antlaşma. Kodak birliği. Anlaşma. Bağlılık.
Ammunition clip : Şarjör. Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat.
Connection : Bağlama. Aktarmalı taşıt. Akrabalık. Birleştirme. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Alaka. İlişki. Dost. Uyuşturucu satıcısı. Akraba.
Bindles : Eroin. (argo) demet. Bohça. Ufak uyuşturucu tozu paketi.
Beginnings : Baş. Esas.
Binder : Geçici anlaşma. Biçerbağlar. Ciltçi. Cilt makinası. Kap. Geçici güvence belgesi. Dosya. Cilt makinesi. Kuşak. Bağlayıcı madde.
Alliances : Antlaşma. Anlaşma. Birleşme. Dünürlük. Birlik. Pakt. İttifak. Akrabalık.
Coiler : Koyler. Bobin sarıcı. Kangal sarıcı. Bağlayıcı. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey.
Vineries : Üzüm serası. Üzüm fidanlığı. Asma serası. Asma limonluğu.
Bond : Birleşmek. Kefil olmak. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Birleşme. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Bono. Karşılıklı sevgi. Antrepoya koymak. Yüklenmelik. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.).
Graperies synonyms : bandage, binders, affixture, bundle, bindle, vinery, bk, coilers, grapery, vineyard, vineyards.

Bu kısımda Graperies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Graperies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Graperies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Graperies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.