Grapery türkçesi Grapery nedir

  • Bağ.
  • Üzümcülük.
  • Üzüm yetiştirmek için kullanılan yapı veya kapalı arazi.
  • Üzüm bağı.
  • Bağcılık.

Grapery ingilizcede ne demek, Grapery nerede nasıl kullanılır?

Graperies : Bağ. Üzüm yetiştirmek için kullanılan yapı veya kapalı arazi. Üzüm bağı.

Grape berry moth : Salkım güvesi. Tırtıl çağında, çiçek tomurcuklarını, korukları ve olgun salkımları yiyerek, bağlara büyük zarar veren küçük kelebek; balgam.

Grape fruit : Turunçgiller (rutaceae) familyasından, ülkemizin akdeniz kıyılarında meyveleri için kültürü yapıları, her dem yeşil bir bitki. Greyfurt.

Grape hyacinth : Türk sümbülü. Salkımlı sümbül.

Grape juice : Şıra. Üzüm suyu.

Grape pulp : Üzüm posası. Üzüm cibresi.

Bullace grape : Çakal eriği.

Grape oil : Üzüm bitkisinin çekirdeklerinden elde edilen, doymamış yağ asitlerince zengin, güçlü antioksidan etkili maddeler içeren yağ. Üzüm yağı.

Boiled grape juice : Pekmez.

Grape sugar : Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu bir şeker; monosakkarit. üzüm şekeri, dekstroz, glukoz. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu basit şeker, dekstroz, glükoz, monosakkarit, üzüm şekeri. Glikoz. Üzüm şekeri. C6h12o6, glikoz, dekstroz; pek çok hayvansal ve bitkisel sıvıda bulunan ve önemli bir besin olan monosakkarkitler sınıfından bir karbonhidrat. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dekstroz.

 

İngilizce Grapery Türkçe anlamı, Grapery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grapery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Festoon : Çiçekli bezek. Feston. Çiçek ya da yaprak zinciri. Çiçek zinciri. Fisto. Çiçek ya da yaprak zincirleriyle süslemek. Feston dikmek. Çiçeklerle süslemek.

Pall : Tabaka. Usandırmak. Örtü. Tatsızlaşmak. Yavanlaşmak. Kabak tadı vermek. Tadı kaçmak. Bıkmak. Cenaze şalı. Bıktırmak.

Drape : Süslemek. Kumaş. Sarkmak. Kumaşla örtmek. Kumaşla süslemek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kıvırmak. Katlamak. Kalın perde. Kaplamak.

Binders : Ciltçi. Kap. Geçici anlaşma. Biçerbağlar. Cilt. Ciltler. Bağlayıcılar. Kuşak. Bağlayıcı madde.

Binder : Bağlayıcı madde. Bağlayıcı. Biçerbağlar. Geçici anlaşma. Cilt. Cilt makinası. Cilt makinesi. Klasör. Sicim. Geçici güvence belgesi.

Viniculture : Bağcılık ve şarapçılık. Şarap üzümü yetiştirme. Üzüm yetiştirme. Şaraplık üzüm yetiştirme.

Bindles : Eroin. (argo) demet. Bohça. Ufak uyuşturucu tozu paketi.

Mart : Ticaret merkezi. Alışveriş merkezi. Pazar. Çarşı.

Frontal : Alın kemiği. Alın+. Alın. Frontal. Mihrap örtüsü. Cepheye ait. Alın. balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Ön. Cephesel.

Grapery synonyms : drop cloth, theatre curtain, vinegrowing, portiere, curtain, eyehole, eyelet, vineries, alliances, graperies, theater curtain, beginnings, affixture, supermarket, greengrocery, ammunition clip, furnishing, bindle, coiler, bundle, bk, grocery store, drop curtain, blind, marketplace, shelf, bandage, drop, vineyard, screen, food market, shower curtain, connection.

 

Grapery zıt anlamlı kelimeler, Grapery kelime anlamı

Faintheartedness : Cesaretsizlik. Çekingenlik. Zayıflık. Ürkeklik. Korkaklık. Pısırıklık.

Cowardly : Namert. Alçakça. Ödlek. Yüreksiz. Kansız. Cesaretsiz. Tabansız. Korkak. Yüreksizce. Korkakça.

Cowardice : Cesaretsizlik. Ödleklik. Korkaklık. Çekingenlik. Alçaklık. Namertlik.

Grapery antonyms : fearfulness, thick.

Grapery ingilizce tanımı, definition of Grapery

Grapery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A building or inclosure used for the cultivation of grapes.