Graphic türkçesi Graphic nedir

  • Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Grafik ile ilgili.
  • Grafik.
  • Şekli.
  • Canlı ve net.
  • Grafikle gösterilen.
  • Canlı.
  • Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci.
  • Elyazısı, çizim ya da basım gibi bir süreçle elde edilen bir simge.
  • Tüm ayrıntıları gösteren.
  • Çarpıcı.
  • Grafikle ilgili.
  • Çizi.
  • Hat sanatı ile ilgili.
  • Açık ve net.
  • Çizge.

Graphic ile ilgili cümleler

English: The graphic description of the victim's murder was too much for his mother, who ran out of the court in tears.
Turkish: Kurbanın katili tarafından yapılan çarpıcı betimleme, gözyaşları içinde mahkemeyi terk eden annesine çok ağır geldi.

English: Ali wanted to become a graphic designer.
Turkish: Ali bir grafik tasarımcısı olmak istedi.

English: She's a graphic designer.
Turkish: O bir grafiker.

English: Ali goes to school for graphic design.
Turkish: Ali grafik tasarımı için okula gidiyor.

English: Ali was a graphic designer before he became a teacher.
Turkish: Ali bir öğretmen olmadan önce bir grafik tasarımcısıydı.

Graphic ingilizcede ne demek, Graphic nerede nasıl kullanılır?

Graphic accelerator : Grafik hızlandırıcı.

Graphic adapter : Grafik bağdaştırıcı. Bilgisayar ekranında grafik görüntüler gösterimini sağlayan kart.

 

Graphic animation : Grafik canlandırma. Görüntü canlandırma.

Graphic arts : Grafik sanatı. Grafik sanatları. Grafik sanatlar.

Graphic character : Ressamlıkta ve çizimde kullanılan grafik işaretler. Grafik karakter. Çizge karakter. Güdüm damgası olmayan ve genellikle bir çizi ile gösterilen damga. Çizisel damga. Görüntülü karakter. Grafik damga.

Graphic field : Çizge alanı. Bir çizgenin dile getirdiği dağılım ya da sıklığın tüm kuşatımıyla belirlediği konumsal alan.

Graphic newsreaders : Grafik tabanlı ağ haberleri okuyucuları.

Graphic filters : Grafik süzgeçleri.

Graphic interchange format : Grafik değişim biçimi. Grafik alışveriş biçimi.

Graphic images : Grafiksel imgeler.

İngilizce Graphic Türkçe anlamı, Graphic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Graphic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flashy : Gösterişli. Parlak. Havalı. Janjanlı. Göze çarpan. Frapan. Parıltılı. Cafcaflı. Göz kamaştırıcı.

Flashier : Havalı. Janjanlı. Frapan. Cafcaflı. Göz alıcı. Parlak. Parıltılı. Göze çarpan. Gösterişli.

Chart : Göstermek. Çizim. Çizelge. Kayda geçirmek. Taslağını çıkarmak. Karmaşık sayısal çizelgeleri kolayca kavranır biçimde sunmaya yarayan çizimsel anlatım. Çizelge ile göstermek. Grafiğini çıkarmak.

Exoterical : Umumi. Genel. Harici.

Graph : Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teknik resim çizmek. Bir dizi noktanın ikişer ikişer birbirine hangi bağlarla bağlandığını gösteren matematiksel biçim (organik özdecik yapı biçimleri gibi). Diyagram. Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim. bk. verilerin sunulması. Çapraşık bir yapıyı, yalın, anlaşılır çizgilerle gösteren, özellikle belgesel filmlerde, belgesel izlencelerde kullanılan biçim. Eğri. Birbirine bağlı iki değişkende, çeşitli değer çiftlerinin bir konsayı dizgesine iletilmesiyle bulunan noktaların oluşturduğu çizgi.

 

Graphing : Diyagram. Çizmek. Çizelge. Çizim. Teknik resim çizmek. İşaret.

Tableau : Resim. Görülmeye değer sahne. Keste. Çizelge. Bir sahne yapıtındaki ana bölümlerin iç kesimi.. Tablo.

Bouncier : Yaşam dolu. Hevesli. Zıpır. Yerinde duramayan. İstekli. Canli.

Graphs : Eğri. İşaret. Çizelge. Diyagram.

Graphic synonyms : graphie symbol, bio, intensest, airier, conspicuous, alive, airy, airiest, intenser, formal, beany, tableaux, dramatic, salients, salient, breezier, bobbish, graphics, expressed, showier, explicit, charting, tableaus, graphical, devastating, in writing, alive and well, clear cut, chartings, above ground, diagramed, bouncy, flashiest.

Graphic zıt anlamlı kelimeler, Graphic kelime anlamı

Spoken : Konuşan. Konuşma. Konuşulan. Sözlü.

Implicit : İçerik. Örtük. İçkin. Kesin. Üstü kapalı. Örtülü. İmalı. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. Tam.

Graphic ingilizce tanımı, definition of Graphic

Graphic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the arts of painting and drawing.