Grilling türkçesi Grilling nedir

Grilling ile ilgili cümleler

English: I am grilling fish.
Turkish: Balık ızgara yapıyorum.

English: Ali is grilling meat.
Turkish: Ali eti ızgara yapıyor.

Grilling ingilizcede ne demek, Grilling nerede nasıl kullanılır?

Give a grilling : Sorguya çekmek. Sorgulamak.

Bbq grill : Üzerinde et kızartılan taşınabilir ocak. Barbekü ızgarası.

Gas grill : Gazlı ızgara.

Mixed grill : Karışık ızgara.

Radiator grill : Radyatör kafesi. Radyatör panjuru. Radyatör ızgarası. Taşıtların önünde bulunan, motor soğutma havasının girdiği bölüm. Soğutmaç perdesi.

Grillers : Izgara.

Griller : Izgara.

Grillages : Griyaj. Temel ızgarası. Ağ dizge. Kafes. Izgara. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Izgara sistem. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı.

Grilled : Izgara yapılmış. Izgarada pişirilmiş. Izgara. Kafesli. Parmaklıklı. Kızarmış. Izgarada pişmiş.

Grillage : Temel ızgarası. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ. Ağ dizge. Izgara. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı. Izgara sistem. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Kafes. Griyaj.

 

İngilizce Grilling Türkçe anlamı, Grilling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enquiry : Ticari soruşturma. Anket. [#soru Soruşturma]. Yoklama. İstihbarat. Soru. İnceleme. Tahkik.

Gratings : Şebeke. Taban ızgarası. Kulağı tırmalayan. Kafes. Pencere kafesi. Parmaklık. Boru süzgeci. Rendeleme. Demir parmaklık.

Ana morphic compression : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi.

Constringency : Kasılma. Bastırma.

Compressing : Özet. Sıkıştırılıyor. Sıkıştıran. Kısaltma.

Compaction : Sıkıştırmak. Kompaksiyon. Tıkızlaştırma. Kısaltma. Sıkıştırılmış olma durumu. Sıkıştırma işlemi. Sıkışma. Derleyip toplama.

Crimping : Askere almak. Engellemek. Zorla askere almak. Tufal kırma. Kilitleme. Yarmak (et). Kıvırcıklama. Durdurmak. Presleme. Mıhlama.

Inquisition : Sorgulama. İnceleme. [lat. inquisitio “sorgu” dan] eskiden, katoliklerde dine aykırı davrananları araştırıp cezalandırmak üzere kurulmuş kilise mahkemelerine verilen ad. Araştırma. Engizisyon mahkemesi. Soruşturma. Engizisyon.

Barbecue : Mangal. Barbekü yapmak. Açık hava ızgarası. Açıkta ızgara yemeklerin yendiği toplantı. Açık havada ızgarada yemek pişirmek. Üstüne baharatlı bir sos dökerek eti ızgarada kızartmak. Közlemek. Barbekü sosuyla pişirmek. Izgara yapmak.

 

Hearings : Ses erimi. Komite oturumları. Duruşma. Savunma. Soruşturma. İşitme. Oturum. Görüşme. Açıklama.

Grilling synonyms : compacting, oyers, debriefings, firming, broil, enquiries, fire bar, examination, interrogatives, grids, anamorphic process, broils, grillage, cookery, compactions, inquisitions, image compression, grid, inquiry, compression, oyer, gridiron, impaction, preparation, interrogation, broiler, hearing, interrogations, broilers, grating, anamorphosis, interrogatories, control grid.