Grilse türkçesi Grilse nedir
- [#ala Alabalık].
- İlk yumurtlamasını yapmak için nehirlere doğru göçe başlayan salmonlar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- İlk dönen.
- Som balığı.
- Denizden tekrar nehirlere döndükleri zaman salmonlara verilen ad.
- Grils.
Grilse ingilizcede ne demek, Grilse nerede nasıl kullanılır?
Griliches hausman estimator : Griliches-hausman tahmincisi.
Grill : Üfleme ızgarası. Kafes. Izgara yapmak. Izgarasını yapmak. Odanın kirli havasının emildiği ağız. Sorguya çekmek. İşkence etmek. Parmaklık. Izgara et. Emme ızgarası.
Grillage : Kafes. Ağ dizge. Temel ızgarası. Griyaj. Izgara. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı. Izgara sistem. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ.
Grillages : Temel ızgarası. Izgara sistem. Çapraz çizgiler oluşturan parmaklıklar ağı. Griyaj. Yumuşak zemine yapılan inşaat temeli olarak kurulan kirişler veya çelikten oluşan ağ. Kafes. Ağ dizge. Izgara. Yükü daha geniş alan üzerine yaymak ve desteklemek için beton temel içine yerleştirilmiş nervürlü çelik ızgarası.
Grille : Radyatör ızgarası. Izgara. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kafes. Koruyucu ekran. Renk ızgarası. Şifre ızgarası. Kadran. Parmaklık. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara.
Grilling : Sorguya çekme. Izgaralama. Izgara. Sorgu. Sıkıştırma.
Grilles : Parmaklık. Izgara. Kafes.
Grillers : Izgara.
Grillon vulture : Kızıl akbaba. Kartallar (falconiformes) takımının akbabagiller (vulturidae) familyasından, 112 cm kadar uzunlukta, boynu uzun ve beyaz, beyaz yaka tüyleri olan, kahverengi, kırmızı, sarı karışık, avrupa, kuzey asya ve orta asya'da kayalık yerlerde yaşayan bir tür.
Grills : Izgara yapmak. Sorguya çekmek. Sıkıştırmak. Izgarada pişirmek. Parmaklık. İşkence etmek. Izgara. Izgara et. Kafes. Izgarasını yapmak.
İngilizce Grilse Türkçe anlamı, Grilse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grilse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Resurge : Yeniden dirilmek. Yeniden çıkmak. Yeniden başlamak. Tekrar meydana gelmek.
Head : Kafa. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Basınç yüksekliği. Geçmek. Çekiç tokmağı. Baş. Baştaki. Başına geçmek (şirket vb). Yollanmak.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Originate : Çıkarmak. Başlatmak. Başlamak. Vücuda getirmek. Neden olmak. Gelmek. Yaratmak. Oluşmak. Kaynaklanmak. Çıkmak.
Come forth : (bir şey) (bir yerden) çıkmak. Saklandığı yerden ayrılmak. Gizlendiği yerden çıkmak. Ortaya çıkmak.
Swell : Gurur duymak. Boşalmak (gözyaşı). Dalgaların, fırtına bölgesi dışına, rüzgarsız yerlere ulaşan ve düzenli kabartılar ve çukurlar durumunda kıyıya yaklaşıp çatlayan bölümlerine verilen ad. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşik. Artmak. Büyümek. Boşalmak (göztaşı vb.). İftihar etmek. Dolmak (yelken rüzgarla).
Emerge : Ortaya çıkmak. Belirmek. Sudur etmek. Doğmak. Su yüzüne çıkmak. Yüzeye çıkmak. Gün ışığına çıkmak. Yücelmek. Çıkmak. Meydana çıkmak.
Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Whitefishes : Montana eyaletinde şehir. Beyaz balık. Beyaz balık (zooloji terimi).
Grilse synonyms : come, trout, salmons, rise, aardvarks, abiotic environment, well up, abambulacral area, a cells, grow, aardwolf, become, a protein, abductor muscle, aardvark, a cell, a site, bob up, salmon, abo blood groups system, uprise, true salmon, whitefish, abramis zone, trouts, abiotic factor, come up, salmon trout, follow, spring up, develop.
Grilse zıt anlamlı kelimeler, Grilse kelime anlamı
Sit down : Yerinden kalkma. Oturtmak. Koyulmak. İniş yapmak. Yerine oturmak. Yere inmek. Oturmak.
Lie down : Kestirmek (uyku). Sere serpe yatmak. Yatmak. Boylu boyunca uzanmak. Uzanmak. Şekerleme yapmak. Boylu boyunca yatmak. Serilip yatmak.
Stay in place : Yerinde kalmak.
Grilse antonyms : fall.
Grilse ingilizce tanımı, definition of Grilse
Grilse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A young salmon after its first return from the sea.

Bu kısımda Grilse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grilse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grilse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grilse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.