Gross taking türkçesi Gross taking nedir

  • Gayrisafi gelir.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Belli bir dönemde vergi ve o geliri sağlamak için yapılan her türlü harcama öncesi hesaplanan gelir.

Gross taking ingilizcede ne demek, Gross taking nerede nasıl kullanılır?

Gross : Katkılı. On iki düzine. Şişman. Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. Kocaman. Gayri safi (miktar veya ağırlık). Bariz. Bütünlük. Yoğun. İriyarı.

Taking : Çevirim. Ele geçirme. Çalkalanma. Alma. Sari. Heyecan. Sallanma. Alış. Çekici. Telaş.

Gross amount : Gayrisafi miktar. Toplam miktar. Brüt miktar. Katkılı tutar. Brüt tutar. Toplam tutar.

Gross anatomy : Çıplak gözle görülebilen vücut yapıları bilimi. Makroskopik anatomi.

Gross average : Büyük avarya. Genel ödence. Malın, geminin ve donatımın uğrayacağı dokuncaları önlemek ya da karşılamak amacıyla yapılan giderler. karaya oturmuş bir gemiyi yüzdürebilmek için denize atılması zorunlu olan nesnelerin değerlerini kapsayan ödence.

Gross barter terms of trade : Dışalım miktar dizininin dışsatım miktar dizinine oranı biçimde hesaplanan ve belli bir miktardaki dışsatım karşılığında ne kadar dışalım yapılabildiği gösteren mal ticaret hadlerinin bir türü. Belirli bir dönemde gerçekleştirilen dışsatım miktarı karşılığında ne kadar dışalım yapıldığını gösteren ve dışsatım miktar dizininin dışalım miktar dizinine bölünmesiyle hesaplanan oran. Gayrisafi değişim ticaret haddi. Gayri safi değişim ticaret hadleri. Gayrisafi değişim ticaret hadleri. Gayrisafi ticaret hadleri.

 

İngilizce Gross taking Türkçe anlamı, Gross taking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gross taking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Gross income : Bir ortaklığın sağladığı gelir. hiç bir gider ve vergi düşülmeden ele geçen para. satışlardan alınan gelir. yapılarda o yapının bulunduğu yerde geçerli olan doğal kiralara oranla iyesinin alabileceği yıllık kira parası. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vergilerin ve kesintilerin çıkartılmadığı toplam gelir. Katkılı gelir. Brüt gelir. Brüt kar. Gayri safi gelir. Kesintisiz gelir.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Gross taking synonyms : ability to pay approach, a type mutual funds, abnormal budget expenditures, gross receipt, ability rent, a change in individual demand, a shift in individual demand, abnormal budget.