Gulak nedir, Gulak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sabanın iki kenarına çiziyi açmak için konan ağaç parçası.

Bir cins mantar.

Kulak.

Kulak.

Teknik terim anlamı:

Sürülen toprağı yana yatırmaya yarayan pulluk ya da saban demiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta; Kartal Eskişehir).

Toprağı yana yatırmak için okla ökçe arasına takılan çatal ağaç. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç, Akdağ Gelendost Isparta).

Yan kayışların hamuta takıldığı kısım. (Senirkent Isparta).

Gulak anlamı, kısaca tanımı

Gula : Sarı ile kızıl renkli beygir. Kulak arkasındaki tüyleri kahverengi olan keçi. Krem rengi, açık sarı. Kahverengi boyunlu keçi

Gulaklı : İki tarafında tutamakları bulunan tahta rende.

Şarkikaraağaç : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Saban demiri : Sabanın toprağı yarmaya yarayan taban kısmına takılan demir.

Aşağıdinek : Isparta ilinde, Şarkikaraağaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Gelendost : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Senirkent : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Yatırmak : Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.

 

Kayışlar : Bolu şehri, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa kenti, Saruhanlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yatırma : Yatırmak işi.

Pulluk : Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı.

Kartal : Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila). İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

Demiri : Gri. Bu renkte olan.

Topra : Torba.

Saban : Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

 

Pullu : Üzerine pul yapıştırılmış. Pulu olan. Üzerine pul işlenmiş.

Diğer dillerde Guj pensi anlamı nedir?

İngilizce'de Guj pensi ne demek ? : gouge forceps