Görebilmek nedir, Görebilmek ne demek

  • Görme imkânı veya olasılığı bulunmak

Görebilmek ile ilgili Cümleler

    Görebilme ile ilgili Cümleler

      Görebi ile ilgili Cümleler

      • Görebileceğiniz gibi, Mustafa bunda oldukça iyi.
      • Senin kadar iyi görebiliyorum.
      • Herkesi görebiliyorum.
      • Temiz bir nehir kasabamızda akar ve onun içinde yüzen bir sürü sazan görebiliriz.
      • Görebildiğim kadarıyla her şey karla örtülüydü.
      • Hava açıkken Fuji dağını uzaktan görebiliriz.
      • Sanırım buradan herkesi görebilirim.
      • Denizi ve nehri görebiliyorum.
      • O hatayı nasıl yaptığını görebiliyorum.
      • Helikopteri göletin üzerinde uçarken görebiliriz.
      • Görebiliyor musun?
      • Gözlüklerin olmadan görebiliyor musun?
      • Ufukta bir yelkenli görebiliyor musun?
    • Sen Boston'dayken Tom'un seni görebilmesine memnun oldum.
    • Bu yıldızı çıplak gözle görebilmek mümkün değil.
    • Az da olsa Mary'yi tekrar görebilme şansı beni heyecanlandırıyor.
    • Sadece Tom'u tekrar görebilmeyi istiyorum.
    • Daha iyi görebilmek için daha yükseğe tırmandık.
    • Ben sadece seni daha sık görebilmeyi diliyorum.
    • Sizi yakında görebilmeyi umuyorum.
    • Onun tek isteği oğlunu son bir kez olsun görebilmekti.
    • Gülümsemeni tekrar görebilmek için, okyanusları aşardım.
    • Seni mazur görebilmem için haklı bir nedenin olmalı.
  • Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
  • Onun tek isteği oğlunu son bir kez olsun görebilmekti.
  • Gülümsemeni tekrar görebilmek için, okyanusları aşardım.
  • Bu yıldızı çıplak gözle görebilmek mümkün değil.
  • “O gün bu şanlı fırka kumandanını görebilmek hepimiz için bir emeldi.”
  • Daha iyi görebilmek için daha yükseğe tırmandık.
 

Görebilmek kısaca anlamı, tanımı

Görebi : Çalı kesmek için kullanılan ucu eğri balta. Diken, çalı kesmekte kullanılan bir çeşit balta

Görebilme : Görebilmek işi.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Bulunma : Bulunmak işi.

Olasıl : İhtimâli.

İmkan : Olanak. İmkân - imkân ihtimal: hiç bir ihtimal. olanak.

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Gördıl görünüş anlamı nedir?

İngilizce'de Gördıl görünüş ne demek ? : girdle view