Hırpıt nedir, Hırpıt ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üstü başı yırtık, perişan kılıklı kişi.

[Bakınız: hırpıç].

[Bakınız: hırtış].

Çok eski yamalı giysi.

Elde örülerek yapılan yün ceket ya da palto.

Ufak eşya.

Zayıf, hastalıklı.

Düzensiz, dağınık giyinen kimse.

Hırpıt anlamı, tanımı

Hırp : Sertleşmiş kar. Karın yumuşak, yapışkan durumu. Basılmadan sertleşmiş üzerinde gezilebilir kar

Hastalıklı : Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Kılıklı : Herhangi bir kılıkta olan, kıyafetli. Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden. Güzel, temiz.

Hastalı : Hastalıklı.

Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

Dağınık : Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.

Hırpıç : Üstü başı yırtık, perişan kılıklı kişi.

 

Yırtık : Yırtılmış olan. Utanması, çekinmesi olmayan. Yırtılma sonucu oluşmuş yarık. Eskimiş, parçalanmış. Cırlak, tiz, keskin (ses).

Hırtış : Güç, kuvvet. Zayıf, hastalıklı. Kalabalık eşya. Kazınan işkembeden çıkan posa. Kepek. Ciltteki pürüzler.

Yamalı : Yama vurulmuş, yama ile onarılmış olan. Yüzünde lekeler bulunan (kimse).

Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.

Dağın : Çitlembik ağacı ve meyvesi.

Hırtı : İnce deri ya da gönden yapılmış çarık. Gereksiz, kalabalık eşya. Tarlaya, yaylaya gidilirken götürülen öteberi, eşya. Küçük kavun, karpuz. Sıskalıktan, cılızlıktan ya da gebelikten dolayı vücudu oranlı olmayan kimse. Davarların tüylerine yapışan diken, pıtrak dikeni. Kâğıt gibi ince: Seni hırtı kulak seni. Boşuna üren köpek.

Giyin : Hayvanların dişilik organı.

Palto : Soğuk havalarda öbür giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Diğer dillerde Hıristiyanlık anlamı nedir?

İngilizce'de Hıristiyanlık ne demek ? : christianity