Hackery türkçesi Hackery nedir

  • Bilgisayara yapılan korsan saldırı.
  • Bilgisayardaki “açıklığı” kullanarak bilgisayar sistemine girme (koruma yöntemlerini atlayarak).

Hackery ingilizcede ne demek, Hackery nerede nasıl kullanılır?

Computer hacker : Bilgisayar korsanı.

Hacker : Korsan. Hekır. Çökertici. Sanal alem suçlusu. Bilgisayar sistemine gizlice giren kişi. Bilgisayar korsanı. Bilgisayarı ile başka bir sistemi bozan kullanıcı.

Hackers : Hekır. Hacker. Bilgisayarı ile başka bir sistemi bozan kullanıcı. Bilgisayar korsanı. Çökertici. Bilgisayar sistemine gizlice giren kişi. Korsan. Sanal alem suçlusu.

Hackers news network : Bilgisayar hackerleri için makaleler ve tartışmalar içeren dünya çapında ağ (internet). Hnn. Hacker haberleri ağı.

Bushwhacker : Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açan kimse. Pusucu. Çalılık arazide yaşayan veya yolculuk eden kimse. Kanun kaçağı. Gerilla.

Shacked : Evli olmadan birlikte yaşayan.

Hacked : Kuru kuru öksürmek. Doğramak. Taksiye atlamak. Sert oynamak. Tekme atmak (spor terimi). Vurarak kesmek. Çentmek. Taksi tutmak. Atla gezmek. Yontmak.

Bushwhackers : Gerilla. Kanun kaçağı. Pusucu. Çalılık arazide yaşayan veya yolculuk eden kimse. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açan kimse.

 

Illywhacker : Fırıldakçı. Üçkağıtçı. (argo) dolandırıcı. Sahtekar. Düzenbaz. Dalavereci.

Bushwhacked : Gerilla savaşçısı olmak. Pusuya yatmak. Pusuya düşürmek. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Tuzak kurmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak.

İngilizce Hackery Türkçe anlamı, Hackery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hackery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Long : Hasret olmak. Hasret kalmak. Özlemek. Can atmak. Gözlemek. Hasretini çekmek. Özlemini çekmek. Susamak. Uzun. Arzu etmek.

Desire : Arzu etmek. Arzu. İstek. Dilek. Yalvarmak. İstek duymak. İmrenmek. Emel. Rica etmek.

Languish : Zayıf düşmek. İsteksiz olmak. Gevşemek. Dert etmek. Sürünmek. Ruhsuzlaşmak. Hali kalmamak. Üzülmek. Canlılığını yitirmek. Cansızlaşmak.

Yearn : Çok arzu etmek. Hasretini çekmek. Arzulamak. Arzu duymak. Hasret olmak. Gözünde tütmek. Burnunda tütmek. Görmek için can atmak. Hasret çekmek. Yanıp tutuşmak.

Medical practice : Tıbbi uygulama. Tıbbi pratik.

Ache : Sancımak. Ağrımak. Acımak. Sızlamak. Acı. Merkezi sinir sistemi, otonom gangliyonlardaki sinapslar, alyuvarlar ve kolinerjik sinirlerin uyardığı tüm postsinaptik zarlarda bulunan, asetilkolini kolin ve asetata parçalayan hidrolaz sınıfından bir enzim, kolin esteraz. Azap. Ağrı. Asetilkolinesteraz.

Want : İstek duymak. İhtiyaçlar. İstemek. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. Noksan. İçinden gelmek. Gereksinim. İsteklenmek. Fakirlik.

 

Pine : Zayıf düşmek. Çökmek. Burnunda tütmek. Çam. Özlemek. Erimek. Hasretlik çekmek. Derdinden tükenmek. Hasret çekmek. Bitmek.

Empiricism : Emprisizm. Tecrübecilik. Ampirizm. Şarlatanlık. Bilginin tek kaynağının duyusal deney olduğunu, bütün bilgilerin duyusal deney yoluyla elde edildiğini savunan görüş. Deneycilik. Bilginin gözlem, deneme ya da duyular ile elde edilebileceğini ileri süren, bu nedenle bilginin kazanılmasında usa vurmaya ya da düşünceye ağırlık veren usçuluğun karşıtı olarak gelişen geleneksel öğreti. organizma ile durum ya da çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi simgelerle iletişimi yapılan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı. Bilginin kaynağını olgusal ve görgül verilere dayandıran bilgi kuramı. Görgücülük. Görgülcülük.

Yen : Özlem. Özlem duymak. Arzu. Yen. Japon parası. İştiyak. Japon para birimi. Sevda. Hasret. Tutku.

Hackery ingilizce tanımı, definition of Hackery

Hackery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cart with wooden wheels, drawn by bullocks.