Hacking türkçesi Hacking nedir

  • El kenarı ile masajda vurma hareketi.
  • Hekleme.
  • Bilgisayar korsanlığı.
  • Tuğla hatıl.
  • Başka tarafın bilgisayarına illegal yolla girme veya internet sitesini art niyet veya dolandırıcılık amacı ile kullanma veya yetkilendirilmemiş değişiklikler yapma veya sadece eğlence için girme(bilgisayar).
  • Tuğla istifleme.

Hacking ile ilgili cümleler

English: There should be a law against computer hacking.
Turkish: Bilgisayar korsanlığı karşı bir yasa olmalı.

English: She accused me of hacking into her account.
Turkish: O beni onun hesabını heklemekle suçladı.

English: The university disciplined Mark Zuckerberg for hacking its database.
Turkish: Üniversite, Mark Zuckerberg'ı veritabanını hacklediği için disipline verdi.

Hacking ingilizcede ne demek, Hacking nerede nasıl kullanılır?

Hacking cough : Kötü sesli öksürük. Kuru öksürük. Rahatsız edici öksürük.

Bushwhacking : Gerilla savaşçısı olmak. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Pusuya düşürmek. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Tuzak kurmak. Pusuya yatmak.

Give somebody a whacking : Pataklamak.

Shacking : Birlikte yaşama (evli olmadan).

Whacking : Dayak. Kuyruklu (yalan). Kötek. Koskocaman. Patak. Kocaman. Çok.

 

Hack off : Birisini sıkmak. Çok öfkelendirmek. Birini çok kızdırmak. Küplere bindirmek. Sinirlerini ayağa kaldırmak. Sinirden kudurtmak. Gıcık etmek.

Hack saw : Elle kesme işleminde kullanılan dişli aygıt. El testeresi.

Whackier : Güvenilmez. Kaçık (argo sözcük). Daha saçma. Saçma. Kaçık.

Hackie : Taksi haydavcısı. Taksi şoförü.

Hack apart : Ağır biçimde eleştirmek. Parçalara ayırmak. Paramparça etmek.

İngilizce Hacking Türkçe anlamı, Hacking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hacking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unequal : Yetersiz. Düzensiz. Düzeysiz. Oransız. Eşit olmayan. İstikrarsız. Eşit olamayan. Eş olmayan. Farklı. Yeterli seviyede olmayan.

Production : Çıkarma, elde etme, ürünün tüketiciye aktarılan kısmı, istihsal. Randıman. Üretme. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. Sinema yapımcısının işi. tv. televizyon yapımcısının işi; izlencecilik. İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi. Üretilen miktar. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için zorunlu olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, bunu yaparken kendi kendilerini de değiştirmeleri süreci. Ürün. Eser.

Deficient : Güdük. Eksik kalan. Noksan. Gerekli. Gerekli olan. Açık. Kifayetsiz. Zayıf. Yetersiz. Eksik.

 

Inadequate : Kifayetsiz. Noksan. Liyakatsiz. Yeterli değil. Yetersiz. Elverişsiz. Kıt. Eksik.

Wanting : Yoksun. Muhtaç. Kusurlu. -siz olan. İstek. Siz olan. Noksan. Eksik. İsteme.

Devising : Düzenleme. Yapma. Bir şeyin olması işi. Vasiyetle miras bırakma.

Cartography : Çizincilik. Kartografya. Yersel alanların ölçüm ve çizinlenmesiyle buna ilişkin işlem ve yordamları konu alan bilgi dalı. Çeşitli amaçlara yönelik haritaların yapım yöntemi. Kartografi. Haritacılık sanatı ve uygulaması. Haritacılık. Çizim bilimi.

Fashioning : Biçim verme. Biçimlendirmek. Yapmak. Uydurmak.

Hacking synonyms : movie making, moviemaking, mapmaking, film making.

Hacking zıt anlamlı kelimeler, Hacking kelime anlamı

Adequate : Ehven. Yeter. Münasip. Kafi. Yeterli. Kifayetli. Uygun. Elverişli.

Inactivity : Hareketsizlik. Avarelik. Durgunluk. Tembellik. Üşengeçlik. Tesirsizlik. Etkisizlik.