Deficient türkçesi Deficient nedir

Deficient ile ilgili cümleler

English: My car is deficient in horsepower.
Turkish: Arabam beygir gücünde yetersiz.

English: Tom's diet is deficient in protein.
Turkish: Tom'un diyeti proteinden yoksun.

Deficient ingilizcede ne demek, Deficient nerede nasıl kullanılır?

Deficient amount : Açık miktarı (hesapta). Gerekli miktar. Açık.

Deficient question : Eksik soru. Öngördüğü bilginin tüm öğelerine yer vermediği için aradığı yanıtı elde edecek anlam içeriğinden yoksun olan soru.

Deficient year : Eksik yıl. Yahudi takvimindeki en kısa yıl (353 günü olan).

Be deficient in : - de eksik olmak.

Demand deficient unemployment : İktisadi dalgalanmaların gerileme ve durgunluk dönemlerinde toplam istemdeki daralmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir dönemsel işsizlik türü. krş. mevsimlik işsizlik. Çevrimsel işsizlik.

Deficiencies : Yoksunluk. Gereksinim. Açık. Gerilik. Noksan. Eksiklik. Kusur. Hesap açığı. Eksiklikler. Eksik.

Deficiency letter : İhbarname. Uyarma bildirisi.

Deficiency : Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksilme. Kusur. Doğal nedenlerle malın ağırlığında beliren eksilme. açık. varlıklar ile borçlar arasındaki fark. Gerilik. Yetmezlik. Noksanlık. Sakatlık. Eksiklik, noksanlık. Noksan.

 

Mentally deficient : Geri zekalı. Zihinsel özürlü.

Deficiency diseases : Bazı vitaminlerin, eser elementlerin yokluğu sebebiyle hayvanlarda ve bitkilerde görülen hastalık durumu. örnek: memelilerde b1 vitamini yokluğu sebebiyle meydana çıkan beriberi hastalığı. Zafiyet. Vitaminsizlik hastalığı. Noksanlık hastalıkları. Gıda eksikliği hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık.

İngilizce Deficient Türkçe anlamı, Deficient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deficient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bawdy : Fuhşiyata dair. Müstehcen. Seksle ilgili. Sekse ilgi. Açık saçık. Seksle ilgi. Terbiyesiz.

Backboneless : Güçlü karakterde olmayan. Omurgasız.

Avowed : Açıkça ilan edilmiş olan. Bariz. Belli. Beyan edilmiş.

Indispensable : Kaçınılmaz. Öncelikli. Zaruri. Elzem. Zorunlu. Vazgeçilmez. Mecburi. Olmazsa olmaz.

Required : Lazım. İstenmiş. Gerek duyulan. Gereken. İhtiyaç duyulmuş. Mukteza. Mecburi. Talep edilmiş.

Essential : Öz. Temel. Asıl. Esaslı. Zorunlu. Şart. Ç.gerekli şeyler. Esas özellik. Önemli.

Atonics : Aksansız. Atonik. Vurgusuz. Kuvvetsiz. Dermansız.

Incomplete : Natamam. Sonuçlanmamış. Tamamlanmamış. Kusurlu. Yarım kalan. Bitmemiş.

Imperfection : Bozukluk. Hata. Düzgünsüzlük. Eksiklik. Ayıp. Kusur. Özürlülük. Kusurluluk.

Stumpier : Bodur. Kısa. Tıknaz. Fıçı gibi.

Deficient synonyms : desired, aboveboard, gappy, decrepit, aboveground, needfuls, substandard, needful, burton, oughts, bawdies, aperture, incompetents, inadequate, atonic, blanker, insufficient, missing, abortive, bares, asthenic, defects, blankest, incapable, cadaverous, defect, bonier, in short supply, imperfect, minus, impairment, above board, absented.

 

Deficient zıt anlamlı kelimeler, Deficient kelime anlamı

Adequate : Ehven. Münasip. Elverişli. Yeterli. Kifayetli. Kafi. Uygun. Yeter.

Standard : Bir ölçmeyi, karşılaştırmayı yapmaya yarayan belirli nesne. Bayrak. Kabul edilen. Atletizm, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Atlama çatkısı. Ölçülebilir nicelikler için belirli boyutlarda seçilen bir örnek. Aygıtların ve çözeltilerin ayarlanmasında ya da kimi hesaplamaların yürütülmesinde temel seçilen ölçü. Sancak. Sayısal ya da felsefi olarak anlatılan eğitim ereği, amacı ya da ölçütü. eğitimde ulaşılmak istenilen amaç ya da düzey. Ölçün örnek.

Deficient ingilizce tanımı, definition of Deficient

Deficient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Incomplete. Deficient strength. Imperfect. Deficient estate. Lacking. Wanting, to make up completeness. Deficient in judgment. Not sufficient. As, deficient parts. Defective. Inadequate. Wanting, as regards a requirement.