Had a fever türkçesi Had a fever nedir

  • Yüksek ateş geçirdi (anormal bir şekilde artan vücut ısısı).
  • Ateşi oldu.
  • Ateşi çıktı.

Had a fever ile ilgili cümleler

English: Tom put his hand on Mary's forehead to see if she had a fever.
Turkish: Tom, ateşi olup olmadığını görmek için elini Mary'nin alnına koydu.

Had a fever ingilizcede ne demek, Had a fever nerede nasıl kullanılır?

Had : Kabul etmek. Aldatmak. Etmek. Göz yummak. Almak. Yapmak. Bulunmak. Elde etmek. Olmak. Have fiilinin ikinci hali.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Amperin simgesi. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Pek iyi. Argonun simgesi. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Fever : Fever. Sıcaklık. Telaş. Duygu yoğunluğu belirtir. Hararet. Yanıp tutuşmak. Humma. Sinirlilik. Yangın. Ateşlenmek.

Had a bad experience : Kötü deneyim geçirdi. Tatsız hatıra bırakan bir olay geçirdi.

Had a bad reputation : Tehlikeli biri olarak görüldü. Kötü itibara sahipti. Kötü biri olarak düşünüldü.

Had a curettage : Gebeliğin başlarında kürtaj oldu. Kürtaj oldu.

Had a firsthand experience with : İle ilk elden deneyim edindi. İle doğrudan karşılaştı.

Had a child : Hayata çocuk getirdi. Çocuk sahibi oldu. Çocuk doğurdu.

Had a feast : Ziyafet verdi. Ziyafette yiyip içti. Kutladı. Akşam yemeği verdi. Ziyafet çekti. İyi beslendi.

Had a bad time : Kötü vakit geçirdi. Sıkıcı zaman geçirdi. Eğlenmedi.