Haematocrit türkçesi Haematocrit nedir

  • Kangöze oranı.
  • Hematokrit.
  • Kan hücresi oranı.
  • Kan ayırıcı.

Haematocrit ingilizcede ne demek, Haematocrit nerede nasıl kullanılır?

Haematochrome : Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. Hematokrom. Bazı kırmızı alglerde bulunan karetenoit pigment.

Haematocyte : Kan hücresi. Hematosit.

Haematoid : Hemoid. Kan gibi. Hematoid.

Haematological : Hematolojik.

Haematologist : Hematoloji uzmanı. Kanın incelenmesine yönelik bilimsel çalışma yürüten kimse. Hematolog.

Haematoxylon : Bakkam ağacı. Yucatan'da bulunan yerli baklagiller ağacı. Hematoksilen. Bakkam ağacı odunu.

Haematosis : Kan hücrelerinin oluşumu. Kan oluşumu. Hematoz. Kan üretimi. Hematosis. Venöz kanı arteryel kana dönüşümü. Kan hücrelerinin gelişimi (tıp veya medikal terimi). Hematopoez. Hematopoez (hematoloji). Kan dönüşümü.

Haematosepsis : Septisemi. Hematosepsis.

Haematopoiesis : Ana hücrelerden kan hücrelerinin oluşumu. Hematopoiez.

Haematology : Kan ve kan hastalıklarını inceleyen bilim dalı. Kanbilim. Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. Hematoloji. Kan bilimi.

İngilizce Haematocrit Türkçe anlamı, Haematocrit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Haematocrit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ratio : İncelenen nüfusta belli bir sürede görülen iki olaydan birinci olay sayısının ikinci olay sayısına bölünmesiyle elde edilen değer. Hız. İki değerin birbirine bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Orantı. Rasyo. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nisbet. Nispet. Oran.

Measuring device : Ölçme aygıtı. Ölçü tesisi. Ölçü aleti. Ölçek. Ölçüm cihazı. Ölçme aleti.

Packed cell volume : Pcv.

Extractor : Çıkarıcı alet. Cendere. Çektirme. Sökücü. Çıkarıcı aygıt. Sökme aleti. Pres. Egzoz vantilatörü. Ekstraktör. Aspiratör.

[#hct Hct] : Hct. İnsan koryonik tirotropini. Plasentadan salınan, tiroit uyarıcı hormonun molekül ağırlığına eşit olan bir hormon, hct.

Measuring system : Ölçüm sistemi. Ölçme dizgesi. Ölçme sistemi. Ölçüm dizgesi.

Measuring instrument : Ölçme cihazı. Ölçme aleti. Ölçü aygıtı. Ölçü aleti. Ölçüm malzemeleri. Ölçme aygıtı.

Hematocrit : Bir santrifüj tarafından ayrılan hücreler hacmi ile kan hacmi arasındaki ilişki. Pcv. Hct. Kan hücrelerini plazmadan ayıran santrifüj.

Separator : Ayırıcı plaka. Separatör. Akımsaklarda artı, eksi yaprakları ayıran yalıtkan düzlem. Özellikle kimyasal çözümleme aygıtlarında, çeşitli özdekleri ayıran bölüm. Birbiriyle karışmayan evreleri ayırmaya yarayan gereç ya da aygıt. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Sınırlayıcı. Kaymak ayırma aleti. Ayırıcı.

Centrifuge : Farklı yoğunluktaki sıvı ya da katı parçacıkların yoğunıuklarına göre farklı hızlarda döndürülme ile birbirinden ayrılmasının sağlanması. Santrifüjör. Dönmeyle sağlanan kuvvetle sıvı içindeki maddeleri veya parçacıkları santrifüj tüplerinin dibine veya kenarlarına toplayan cihaz. Santrifüj aygıtı. Merkezkaç olayı. Santrifüj etmek. Savurmaç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Santrifüjlemek. Sıvı içindeki tanecikleri ayırma amacıyla sıvıyı santrifüj tüpüne koyarak hızla çevirmek. merkezkaç kuvvetinden yararlanılarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti.