Hand down türkçesi Hand down nedir

  • Kuşaktan kuşağa devretmek.
  • Kuşaktan kuşağa geçmek.
  • Bırakmak.
  • Miras bırakmak.
  • Miras kalan.
  • Aşağıya kadar uğurlamak.
  • Kararı bildirmek.
  • Karar vermek.
  • Devretmek.

Hand down ile ilgili cümleler

English: Put your hand down.
Turkish: Elini indir.

Hand down ingilizcede ne demek, Hand down nerede nasıl kullanılır?

Hand : Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ehil. Uzatmak. Elle vermek. Yardım etmek. İnsan kolunun bilekten parmak uçlarına dek uzanan, tutmaya yarayan bölümü. El vermek. Yakalamak. El. Vermek.

Down : Aşağısına doğru. Düşürmek. Bozuk. Aşağısında. Yıkmak. Yere yıkmak. Aşağı. Boyunca. Yere sermek. Çabucak içmek.

Hand advance : El avansı.

Hand and foot : Elini ayağını oynatamayacak şekilde. El pençe divan.

Hand and glove : Sıkı fıkı. Samimi. Yakın ilişki içinde birlikte çalışma.

Hand annotation : El yazısı.

İngilizce Hand down Türkçe anlamı, Hand down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hand down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ceded : Teslim etmek. Terketmek. Vermek. Vazgeçmek.

Decreeing : Yargılamak. Emretmek. Karara bağlamak. Buyurmak. Karar name. Hüküm vermek. Kararname. İrade. Hükme bağlamak.

Allows : Koyvermek. Düşünmek. Fikrinde olmak. İmkan vermek. İzin vermek. Kabul etmek. İndirim yapmak. İtiraf etmek. Ayırmak.

 

Assign to : Ata. Temlik etmek. Atama yeri. Görevlendirmek.

Abdicate : Feragat etmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Terketmek (tacını ve tahtını). Terk-i saltanat etmek. Tacını ve tahtını terketmek. Saltanattan çekilmek. İmtina etmek. Tahttan çekilmek. Hakkından vazgeçmek.

Circle : Daire içine almak. Çevrelemek. Etrafını kuşatmak. Halka. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Dönmek. Kuşatmak. Atma döngüsü. İçinde, disk, gülle, çekiç atma yarışları yapılan 2. 50 m. çapında (çekiç atmada 2.13, 5 m.), çevresi 76 mm. lik metal ya da demirle kuşatılmış, tabanı sert, yuvarlak alan.

Adjudicate : İhale etmek. Kararlaştırmak. Yargıcılık yapmak. Hakemlik etmek. Hüküm vermek. Hükmetmek. Halletmek. Hükme bağlamak. Hükmüne varmak.

Abdicated : Tahttan çekilmek. El çekmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tacını ve tahtını terketmek. Çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Vazgeçmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını).

Circuit : Turneye çıkmak. Çevre. Tur. Halka. Ring seferi. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi. Ziyaret. Gezi. Çevrim. Devre.

Assigns : Bağlamak. Devredilen. Vermek. Göreve seçmek. Feragat edilen. Atamak. Saptamak. Belirlemek. Tahsis etmek.

Hand down synonyms : handed down, decides, alienates, adjudges, decree, abalienate, awards, allowing, attorn, portioning, assign, legates, back off, abdicates, adjudge, alienate, decide upon, adopting a resolution, bequeaths, portioned, cedes, inherited, bequeathed, adopt a decision, choose, allow, decide on, abandons, abandon, bow out of, carry over, decide, back away.